Hüseyin Avni Bey

Hazırlayan: Eda KARACA

Hüseyin Avni Bey, 1874 yılında Manastır’da doğdu. 1888 yılında girdiği Harp Okulu’ndan 6 Mayıs 1892 tarihinde teğmen olarak mezun oldu ve aynı yıl 3’üncü Ordu’nun 18’inci Nizamiye Alayı’nın, 3’üncü Tabur 2’nci Bölüğünde görevlendirildi. 8 Ağustos 1895 tarihinde üsteğmen rütbesine terfi ederek 33’üncü Alay’ın 3’üncü Tabur 4’üncü Bölüğüne tayin edildi. 1897’de Osmanlı-Yunan Savaşı’na katıldı. Priştine 20’nci Redif Livası karargâhında yardımcı subay olarak görev aldı. 10 Ocak 1898 tarihinde yüzbaşı oldu ve 38’inci Redif Alayı’nın 2’nci İştip Taburu 1’inci Bölük Komutanlığına; 22 Ağustos 1904 tarihinde ise kolağası rütbesine yükselerek 90. Redif Alayı’nın 3’üncü Tabur Komutanlığı’na atandı. 1908 Haziran’ında binbaşı rütbesiyle 17’nci Nizamiye Alayı’nın 3’üncü Tabur Komutanı oldu. 11 Temmuz 1912 tarihinde 7’nci Kolordu İdare Heyeti 3’üncü Şube Müdürlüğü’ne tayin edildi. Kısa süre sonra, 8 Ekim 1912 tarihinde başlayan Balkan Savaşı’na katıldı.

1915 yılına gelindiğinde Çanakkale’de Yarbay Mustafa Kemal komutasındaki 19’uncu Tümen’e bağlı 57’nci Piyade Alayı’nın komutanıydı. 57’nci Alay, Yarbay Mustafa Kemal komutasında bulunan 19’uncu Tümen bağlısı olarak Tekirdağ/ Yarçeşme mevkiinde oluşturulmuş; Binbaşı Hüseyin Avni Bey de 1 Şubat 1915 tarihinde 57’nci Alay Komutanlığı’na atanmıştı.[1] 22 Şubat 1915 tarihinde Alay’a törenle sancak verilmiş ve ertesi gün Tümen ve bağlıları, Halep ve Reşit Paşa vapurları ile Maydos (Eceabat)’a hareket etmişti. Tümen karargâhı, 57’nci Piyade Alayı ve Tümenin diğer bağlıları ile birlikte 25 Şubat 1915 tarihinde Maydos’a ulaştı. Bu sırada Müttefik donanmanın Boğaz’a olan saldırıları devam etmekteydi. Nitekim 18 Mart Boğaz Muharebesi, Çanakkale Boğazı’nın sadece donanma ile geçilemeyeceğini tüm dünyaya göstermişti; ancak Müttefik kuvvetlerin Çanakkale’yi terk etmeleri için yeterli olmamıştı. Bu sebeple İtilaf devletleri, bu defa donanma destekli bir kara harekâtı yapmayı planlamaktaydı.

19 Nisan 1915 tarihinde 19’uncu Tümen karargâhı, Bigalı köyü dolaylarına iştigal etmiş; Tümen’e 25 Nisan 1915 tarihinde başlayacak olan Çanakkale Kara Muharebeleri sırasında 5’inci Ordu ihtiyatı olarak bulunması emredilmişti. 57’nci Alay, bu tarihe kadar eğitim faaliyetlerini sürdürerek bölgede sık sık tatbikatlarda bulunmuştu. Alay komutanı Binbaşı Hüseyin Avni Bey, 57’nci Piyade Alayı’na bağlı askerlerin manevi kuvvetlerini arttırmak ve erleri muharebeye hazırlamak amacıyla çeşitli etkinlikler gerçekleştirmiş; örneğin Eceabat’ta Çamburnu meydanlıklarında sık sık mevlid-i şerif ve dualar okutarak askerin manevi kuvvetini arttırmaya yönelik girişimlerde bulunmuştu.[2]

25 Nisan günü gerçekleştirilecek kara çıkarmasında ilk etapta 1500 Anzak askerinin Arıburnu sahiline ayak basması planlanmıştı. Çıkarmanın başladığı gün Arıburnu sahili, 27’nci Alay’a bağlı birlikler tarafından savunulmaktaydı ve o gün 1500 kişilik Anzak birliklerini yaklaşık 80 kişilik Türk askeri karşılamak durumunda kalmıştı. Saat 05.45’te 27’nci Alay’a hareket emri verilmişti.Bu sırada düşman Kanlısırt, Kırmızısırt ve kuzeyindeki sırtlara ulaşmıştı.[3] Yarbay Şefik Bey, Kanlısırt ve Kavaktepe’de düşman hareketlerini fark etmiş; ancak kuşatılma tehlikesinden dolayı yürüyüşe devam ederek önce Göktepe ve sonrasında 165 Rakımlı Tepe’ye ulaşmış ve burada taarruz hazırlıklarına başlamıştı.[4] Kemalyeri-Merkez Tepe hattına doğru bir taarruz gerçekleştirmeye karar verilmişti. Hedef, yaklaşık iki kilometrelik Kılıçbayırı- Merkeztepe-Kırmızısırt- Kanlısırt hattını tutmaktı.27’nci Alay Komutanı Yarbay Şefik Bey, 9’uncu Tümen Komutanı Albay Halil Sami Bey’e ulaşarak Bigalı’da ihtiyatta bulunan Yarbay Mustafa Kemal Bey’den yardım istedi. Çıkarmalar başladığından beri durumu dikkatle takip eden Yarbay Mustafa Kemal Bey, saat 09.30’da 9’uncu Tümen’den gelen yardım talebi sonrasında düşmanın Kocaçimentepe, Conkbayırı bölgesine ilerlediği haberini alınca harekete geçti. 9’uncu Tümen Komutanı Halil Sami, kendisinden bir taburluk kuvvet talep etmişti; ancak Mustafa Kemal, bunun yeterli olmayacağını anlayarak hemen karargâhına en yakın ve hazır vaziyette bulunan Binbaşı Hüseyin Avni Bey komutasındaki 57’nci Alay’ın tamamı ve bir dağ obüs bataryasını harekete geçirdi.Saat 07.45’te 57’nci Alay’a bağlı Yüzbaşı Ata Efendi komutasındaki 2’nci Tabur’un öncü birliğinin başında bölgeye yürüyüşe geçti. Tümenin geri kalanına da harekete hazır olmalarını emretti. İzzeddin Bey, 57’nci Alay’ın Bigalı- Matikdere-Kocaçimen- Conkbayırı istikametine doğru yürüyüşüyle ilgili olarak askerlerin şahadete varmak arzusuyla dolu olduklarını, şehit olunca temiz elbise ile cennete kavuşmayı düşündükleri için eski kirli çamaşırlarını değiştirdiklerini ifade etmişti. İşte 57’nci Piyade Alayı, bu duygularla yürüyüşüne başlamıştı.[5]

261 Rakımlı Tepe’ye kadar sokulan düşman, nihayet muharebe hattına gelen 57’nci Piyade Alayı’nın taarruzları karşısında geri çekilmek durumunda kaldı. Öğleye kadar harekât bir hayli gelişmiş ve Conkbayırı dolayları için herhangi bir tehlike kalmamıştı. Hatta bir kısım düşman kuvvetleri, sandallara binip kaçmaya çalışıyordu. 72’nci Alay’dan gelen takviyelerle mücadelesine devam eden Alay, saat 18.00’de Düztepe sırtlarını ele geçirdi. 27’nci Alay, Conkbayırı’na yanaşan 57’nci Piyade Alayı’nın taarruzları ile rahatlayarak İngiliz birliklerinin ele geçirdiği topları geri almak amacıyla taarruzunu Kırmızısırt ve Kanlısırt üzerine yöneltti. Akşama kadar tutulan hat, İngiliz çıkarmasının gün boyu hızlı ilerlemesine karşın elde edilmiş bir başarıydı. Sonuçta, 25/26 Nisan gecesi devam eden ve 57’nci Piyade Alayı’nın yürüttüğü hücum sonucu, sadece 180 Rakımlı Tepe ele geçirilmişti.[6]

26 Nisan sabahı Alay komutanı Hüseyin Avni Bey, 19’uncu Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal’e şu bilgiyi vermişti:

“26 Nisan 1915/saat 07.05 19’uncu Fırka Kumândânlığı’na düşman tamâmıyla çekilmiştir. Geceden beri birkaç ta‘arruz etmişsek de yerinden çıkaramadık. Ta‘arruza devâm ediyoruz. İhtiyâtta yalnız 4’üncü bölüğüm kaldı ki o da hiçbir işe yaramaz. Şimdiye kadar üç zâbit şehîd altı da mecrûh vardır. Efrâdımızda mecrûh ve şehîd varsa da ‘adedini bilmiyorum. Düşmandan 200 metre mesâfedeyiz.

57’nci Alây Kumândânı

Avni”[7]

57’nci Alay, kara muharebelerinin ilk on günü içerisinde mevcudunun yaklaşık üçte ikisini kaybetmişti. Mustafa Kemal de yaşadığı ağır kayıplara rağmen asla savaş gücünden hiçbir şey kaybetmeyen ve cesaretini yitirmeyen Alay’ın üstlendiği vazifenin farkında olarak Hüseyin Avni Bey’e yazdığı raporda, Alay’ın muharebede gösterdiği hizmetin kıymetinin kolorduya bildirildiğini ve takdir edildiğini ifade etmişti. 30 Nisan 1915 tarihinde 57’nci Alay Kumandanlığı’na gönderdiği raporda da Hüseyin Avni Bey’e bir gümüş liyakat madalyası gönderildiğini bildirmişti.

“Topçu Mevzi‘nden

17/2/331 [30 Nisan 1915]

Sâ‘at 3,30 sonra [15.30]

57’nci Alây Kumandânlığı’na

Hidemât-ı fa‘âlâne ve fedakârânenize ser-mükâfât olmak üzere nâm nâmına hazret-i padişâhîye izâfetle Kolordu Kumandânlığı’ndan zât-ı beyninize bir gümüş muhârebe liyâkât madalyası gönderildi. Geceli ve gündüzlü devâm eden harbi muvaffakîyetkârâne bir surette idâre ederek her an başka surette tecellî etmekte olan hidmet-i fedakârânenizin tevâlisini bekler ve ‘aynı samîmü’l-kalb tebrîk eylerim. Ma‘îyetinizdeki zâbitân ve efrâddan harb-i imtiyâz ve liyâkât madalyalarını kesb-i liyâkât edenlerin serî‘an bildirilmesi mütemennâdır.

19’uncu Fırka Kumandânı

Kâ’im-makâm Mustafa Kemâl”[8]

27-28 Nisan günlerinde devam eden çarpışmalarda 57’nci Alay, zayiat vermeye devam etmiş ve birlikler birbirine karışmıştı. 1 Mayıs’ta yapılacak Türk taarruzunda bölgede, bir tümenin ayrı ayrı sevk ve idare edemeyeceği kadar alay ve tabur olduğu için 28 Nisan’da kol teşkilâtı kurulmuştu. Bomba Sırtı batısı- Boyun Noktası-Merkeztepe hattını hedef alacak olan taarruzda 57’nci Alay, Sağ Kanat Kolu’nda yer almıştı. Bunun yanı sıra sağ kanatta 64’üncü Alay (iki taburlu), 72’nci Alay’ın 3’üncü Taburu ve 77’nci Alay’ın 3’üncü Taburu (iki bölük eksik) da bulunuyordu. Komutan olarak da Binbaşı Avni Bey atanmıştı.[9]

57’nci Piyade Alayı’nın 2’nci Taburu 5/6 Mayıs gecesi, hücuma geçmiş ve düşman mevziisinden bir siperi tutarak 200 tüfek ve bir mitralyöz ele geçirmişti. 6 Mayıs günü kol teşkilatında yeni bir düzen alınarak Arıburnu Kuvvetleri Komutanlığı içinde 57’nci Piyade Alayı Komutanı Binbaşı Avni Bey, Sağ Taraf Kuvvetleri Komutanı görevini üstlenmiş ve 11 Mayıs 1915 tarihinde Binbaşı Avni Bey’in rütbesi yarbaylığa yükseltilmişti.[10]

57’nci Alay’a olan bağlılığı tartışılmaz olan Hüseyin Avni Bey, Fırka Kumandanlıklarına yazdığı 16 Mayıs 1915 tarihli raporda 57’nci Alay’ın gerçekleştireceği taarruzla ilgili olarak sol cenâhta bulunan 125’inci Alay’ın 3’üncü Taburu mevziisinin 57’nci Alay’ın 1’inci Taburu ile değiştirilmesi emrine karşı; 1. Taburun henüz yarım halde bulunduğunu ve maneviyatlarına güvenilmeyen acemi efrattan oluştuğunu ve bu sebeple sağ cenahın bütün cephe üzerinde tamiri mümkün olmayan bir felakete sebep olabileceğini belirterek 57’nci Alay’ın bu güne kadar canlarını feda ederek koruduğu şanını ve onurunun ihlal edilebileceğini bildirmiş ve dolayısıyla adı geçen mevziin 57’nci Alay mıntıkası haricinde değiştirilmesini istemişti.[11]

Tüm eksiklerine rağmen 57’nci Alay, düşmana karşı koymaktan vazgeçmemişti. 19 Mayıs 1915 tarihinde Arıburnu genelinde gerçekleşen taarruzda da vazifesini ifa etti. 25 Mayıs günü 57’nci Piyade Alayı’nın cephesi, 27’nci Alay’a teslim edildi. 27 Mayıs’ta 57’nci Piyade Alay’ı, 19’uncu Tümen’in ihtiyatında bulunmak üzere Top Bayırı ile İncebayır arasındaki dereye yerleştirildi.

Muharebelerdeki başarılarının yanı sıra 57. Alay, aynı zamanda siper ve yol inşası gibi cephenin tahkim edilmesinde de önemli hizmetlerde bulunmuştu. 17 Temmuz 1915 tarihinde Alay Komutanı Yarbay Hüseyin Avni Bey, mazgalların sağlamlaştırılması için birçok tedbir aldırmış; ancak boş cephane sandıklarının harçla doldurulmasıyla oluşturulan mazgalların piyade ve mitralyöz ateşi ile parça parça olduğunu ve bunun için düşman askerinin kendi mazgallarını yaparken kullandığı gibi önleri kum torbaları ile örtülmüş demir mazgallar imal edilmesi gerektiğini önermişti.

Muharebelerde üstün başarılar elde eden bu kahraman alayın kahraman komutanı Yarbay Hüseyin Avni Bey, 13 Ağustos’ta karargâhının yakınlarına isabet eden bir top mermisi sonucunda şehit düştü. Bu hadise şu şekilde duyurulmuştu:

“Edirne Sırtı’ndan

13 Ağustos 1915/sâat 14.30

57’nci Alây, 72’nci Alây 2’nci Taburlar ve Makineli Bölük Kumândânlıklarına

Alây Kumândânımız Avni Bey bugün karârgâhına düşen bir obüs mermîsiyle mertebe-i şehâdeti ihrâz etmiştir. Düşman bî-îmânımızdan lâyık olduğu derece hiss-i intikâm ve ahz-ı sâre gayret olunmak üzere ‘uhdelerimize tertîb edecek vazîfede dahâ ziyâde ibrâz-ı gayret ve müttefikâta bulunması ‘umûm arkadaşlarımdan temennî eylerim.

57’nci Alây Kumândân Vekîli

Binbaşı Murâd”

57. Alay, 19/20 Aralık 1915 tarihine kadar, küçük çaplı muharebe ve zayiat dışında cephede lağım, siper, tahkimat işleri ile meşgul olmuştur. Muharebeler boyunca bu alayda çarpışan askerlerin insanüstü yiğitlikleri karşısında 30 Aralık 1915 tarihinde Sultan Mehmet Reşat tarafından Alay Sancağına Altın ve Gümüş İmtiyaz Madalyası ile Harp Madalyası verilmiş ve ayrıca alay sancağına şu hatıranın yazılması emredilmiştir:

“Devlet-i Osmaniye ile İtilaf Devletleri Harbi’nde 57 nci Piyade Alayı’nın düşman tarafından 12 Nisan 1331 (25 Nisan 1915) günü Çanakkale’de Arıburnu’da meydana gelen ilk çıkartmada karaya çıkmış düşman kuvvetlerinin ilerlemesine ve Kocaçimen Tepelerinin düşman eline geçmesine o günkü hızlı davranışı ve şiddetli hücumu ile engel olmuş ve aylarca düşman karşısında savaş hattında kalarak ona karşı kahramanca muharebeler gerçekleştirmek suretiyle gösterdiği fevkalade yiğitlik ve yararlılığın hatırasıdır.” [12]


[1] T.C. Genelkurmay Başkanlığı, Çanakkale Muharebelerine Katılan Komutanların Biyografileri, Ankara, 2017, s. 218.

[2] Harp Ceridelerine Göre Çanakkale Savaşlarında 57. Alay, Kültür Bakanlığı ÇSTAB Yayınları, İstanbul, 2021, s.9

[3] T.C. Genelkurmay Başkanlığı, Birinci Dünya Savaşında Çanakkale Cephesi V. Cilt II. Genelkurmay Basımevi, Ankara, 2012, s.102.

[4] Gürsel Göncü ve Şahin Aldoğan, Çanakkale Savaşı: Siperin Ardı Vatan Türk Cephesinden 1915 Deniz ve Kara Muharebeleri, Kırmızı Kedi Yayınevi, İstanbul, 2018, s.41

[5] Harp Ceridelerine Göre Çanakkale Savaşlarında 57. Alay, Kültür Bakanlığı ÇSTAB Yayınları, İstanbul, 2021, s.9

[6] Harp Ceridelerine Göre Çanakkale Savaşlarında 57. Alay, Kültür Bakanlığı ÇSTAB Yayınları, İstanbul, 2021, s.11.

[7] Harp Ceridelerine Göre Çanakkale Savaşlarında 57. Alay, Kültür Bakanlığı ÇSTAB Yayınları, İstanbul, 2021, s.112.

[8] Harp Ceridelerine Göre Çanakkale Savaşlarında 57. Alay, Kültür Bakanlığı ÇSTAB Yayınları, İstanbul, 2021, s.162.

[9] Harp Ceridelerine Göre Çanakkale Savaşlarında 57. Alay, Kültür Bakanlığı ÇSTAB Yayınları, İstanbul, 2021, s.13.

[10] Harp Ceridelerine Göre Çanakkale Savaşlarında 57. Alay, Kültür Bakanlığı ÇSTAB Yayınları, İstanbul, 2021, s.14.

[11] Harp Ceridelerine Göre Çanakkale Savaşlarında 57. Alay, Kültür Bakanlığı ÇSTAB Yayınları, İstanbul, 2021, s.347.

[12] Milli Savunma Bakanlığı, Bir Kahramanlık Abidesi 57’nci Piyade Alayı Şehitler Alayı, Ankara, 2003. s. 5.

Ayrıca Kontrol Et

Düşmanın Hile ve Kurnazlıkları

Düşman aynı zamanda hilekâr ve kurnazca hareket ediyordu. Tüfeğini bizim mazgala sabitlenmiş, bizim efrat mazgalın …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir