ÇANAKKALE MERKEZ HASTANESİ’NİN BOMBALANMASI

Yayına Hazırlayan: Ömer GÖN

Her savaşta olduğu gibi cephede bir tarafın öldürmeye çalışması ve cephe gerisinde diğer tarafın yaşatmaya çalışması durumu Çanakkale Savaşı’nda da kendini bariz bir şekilde belli etmiştir. Yaralı askerlerin bakım ve iyileşme süreçlerinde aksamalar yaşandığı görülmüştür. Yaşanan bu aksamaların sebebi, hastalara zamanında gerekli müdahalenin yapılamaması olarak karşımıza çıkmıştır. Askerin yaralarını sarmak için Çanakkale dışında Tuzla, Hareke, İzmit, Eskişehir ve Konya bölgeleri de ordu sağlık kurumlarının ağırlıklı olarak yer aldığı İstanbul’a bağlanarak seferberlik ilan edilmiştir.

Çanakkale bölgesine baktığımızda bu hastaneler Biga, Maydos, Lapseki, Çanakkale Merkez, Ezine ve Balıkesir’e kadar uzanmaktadır. Çanakkale Cephesi’nde sağlık faaliyetleri göstermiş olan tüm hastanelerin ayrı ayrı önemi olmasının yanı sıra Çanakkale Eski Merkez Hastanesi’nin (eski adıyla Kale-i Sultaniye Hastane-i Askeriyye) daha acı bir hikayesi vardır.

Çanakkale Eski Merkez Hastanesi, 1890’lı yıllarda “Liman Bayırı Mevkii” adıyla anılan konumda inşa edilmiştir. Bulunmuş olduğu konum dolayısıyla zaman içerisinde “Hastane Bayırı Mevkii” adını almıştır. Trablusgarp ve Balkan Savaşları dönemlerinde yapının duvarları önlem amacıyla güçlendirilmiştir. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla birlikte Çanakkale Cephesi’nin sağlık ihtiyacına karşılık ordu sağlık birimleriyle “Ağır Yaralılar Hastanesi” olarak 1914 yılından 1916 yılına kadar hizmet etmiştir. Hastaneni en önemli görevleri arasında düşmanın olası bir şekilde boğazı kapatması durumunda yaralı ve hastaların sevkiyatını kolaylaştırmak, savaş sırasında yaralı ve hastalara daha kolay bir şekilde boş yatak bulunmasını sağlamaktı. Cepheden ağır yaralı olarak Merkez Hastanesine getirilen askerler tedavi ediliyor ve daha sonra yakın illerdeki büyük hastanelere nakil işlemleri gerçekleştiriliyordu. 350 kadar yatak kapasitesine sahip olan Çanakkale Merkez Hastanesi, hastaların hem tedavi edilmesi hem de nakil işlemlerinin daha hızlı gerçekleşebilmesi açısından hayatî bir önlem taşıyordu.

Savaş boyunca “Hilal-i Ahmer’’ yani Kızılay olarak bilinen kuruluş, sağlık hizmetlerinde gerekli yardımların sağlanması ve ulusal alanda aranan haklar konusunda pek çok başarıya imza atmıştır.

Ne var ki savaş, ilerleyen zamanlarda her iki taraf için daha zorlu hale gelmiş ve işler daha da kızışmıştı. Türk tarafına baktığımızda hasta ve yaralıların giderek artmasından dolayı zaman zaman yatak eksikliğinin vermiş olduğu sıkıntı, ameliyat malzemelerinin eksiklikleri, dezenfektan cihazlarının yetersizliği ve kayıpların çoğalması bir yana aynı zamanda önü alınamayan salgın hastalıklar işlerin seyrini olumsuz anlamda etkilemiştir. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de savaş suçları işlenmeye başlanmış ve bu durum devletler arası gerginliği arttırmıştır.

Çanakkale Cephesi’nin ilk defa bombalandığı Kasım 1914 tarihinden itibaren savaşın sonuna kadar geçen süreçte yaklaşık olarak 80 sağlık kurumu ve denizlerde hasta nakillerini sağlayan gemiler itilaf kuvvetlerince vurularak savaş suçu işlenmiştir. Bu savaş ihlallerinin tek taraflı olmamasıyla beraber Türk hastaneleri ve yaralıların bulunduğu sağlık kurumları, bunun yanında sivillerin olduğu bölgeler de bombalanmıştır. Maydos (Eceabat) ve Ezine bu bölgelere örnek olarak gösterilebilir. Ezine’de 17 Temmuz 1915 tarihinde İtilaf Devletleri’ne ait bir savaş uçağı öğleden önce saat 07.45’te bir askeri hastaneyi bombalamış, bombardıman sonucunda hastanenin cephesi yıkılmış ve bir hasta ağır şekilde yaralanmıştır. Aynı şekilde 29 Nisan 1915 tarihinde İngilizler sabit balon yardımıyla yerlerini tespit ettiği Hilal-i Ahmer bayrağı çekilmiş hastaneleri bombardıman etmiş, bunun sonucunda hastanede tedavi görmekte olan 30 yaralı şehit olmuştur. Maydos bölgesinde çıkan büyük yangınlar hem evlere hem de eczane depolarını yok etmiştir.

Bombardımana maruz kalan hastanelerden biri olan Çanakkale Merkez Hastanesi, itilaf kuvvetlerine ait savaş uçağı tarafından 21 Eylül 1915 tarihinde farklı saatlerde tam üç kez bombalamıştır. Saldırı, dikdörtgen avlusu olan hastanenin kuzey ve batı kollarının çökertmiş olmasına rağmen hiçbir asker ve sağlık çalışanı zarar görmemiştir. Bombardımandan sonrası Enver Paşa, 25 Eylül 1915 tarihinde Hariciye Nezâreti’ne bir dilekçe yazarak dilekçenin uygun yerlere iletilmesini talep etmiştir. Dilekçenin sadeleştirilmiş hali ise şu şekildedir:

“21 Eylül 1915 tarihi içinde bir düşman uçağı tarafından Çanakkale Merkez Hastanesi’ne öğleden önce saat dokuza yirmi kala ve öğleden sonra saat altıda üç bomba atılmıştır. Hafif bir yaralıdan başka zayiat olmamış ise de kendi haritalarında bile askerî hastane olarak gösterilmesine ve her türlü işaret ve alametin mevcut olmasına rağmen insaniyetle uzlaştırılamaz bu hareketi, hukuka ters olan eylemleri nefret ne saldırganlık barındırmakla beraber bunu yapanlar nezdinde girişimler yapılması saygıyla arz edilir.”

Yaşanan bu olayın öncesi de olmakla beraber sonrasında da Türk sağlık kuruluşlarına yapılan saldırılar devam etmiş ve yazılan dilekçeler sonucunda eğer bu ihlaller kesilmezse Türk tarafının da aynı şekilde İtilaf Devletleri’ne karşılık vereceği bildirilerek notalar verilmiştir. Çoğu zaman İngiliz ve Fransız hükümetlerince bu savaş ihlalleri kabul edilmemiş ve suç işlenmediği üzerine yazılar Türk tarafına iletilmiştir. Bu yazışmalarda İngiltere’nin cevap olarak 10 Mayıs 1916 tarihinde yazdıkları yazıda:

“… Yazdığınız şikayetler bize bildirildiğinden beri mükemmel bir itina ile yürütülmüş olup netice olarak bu şikayetlerin herkes hakkında esassız olduğu ve bu olaylar çoğu zaman dikkatsizlik eseri olarak meydana gelmiştir…”

ifadeleriyle cevap verdikleri ve aynı yazı içerisinde İngiliz’lerin, Çanakkale’de hareket eden uçaklarına, hastanelere mermi atılmaması için çok dikkatli olmaları gerektiğini söyledikleri iletilmiştir. Yapılan açıklamaların bombalama olaylarını yalanlamayacak şekilde olmasıyla beraber, “evet bombalama olmuştur fakat biz bunu bilerek yapmadık, yanlışlıkla olmuştur” şeklinde ifade edilmiştir.

Fransa ise 31 Ekim 1915 tarihinde verdiği cevap yazısında “Hiçbir Fransız uçağının bilerek bir Türk hastanesini bombalamadığı hatta kendi hastane gemilerine de bu konuda çok dikkatli ve titiz olmaları gerektiği üzerine emir verdikleri” yazmaktadır. Fransa’da aynı şekilde bombalamaları kabul etmemiş ya da bilerek olmadığını ifade eden cevaplar vermiştir.

Cephede bulunan askerin yanı sıra zaman zaman cephe gerisinde büyük savaş verildiğinin en büyük örneklerinden biri de sağlık kuruluşlarına ve sivil halka ateş açılmasıdır. Bununla beraber Çanakkale Merkez Hastane’nin 21 Eylül 1915 tarihinde haksız saldırıya maruz kaldığı ve savaş suçu işlendiği belgelerle kanıtlanmıştır.

KAYNAKÇA

BOA. Başbakanlık Osmanlı Arşivi, HR, SYS, 2412/11. https://katalog.devletarsivleri.gov.tr/

BOA. Başbakanlık Osmanlı Arşivi, HR. SYS, 2413/60. https://katalog.devletarsivleri.gov.tr/

BOA. Başbakanlık Osmanlı Arşivi, HR. SYS, 2099/10. https://katalog.devletarsivleri.gov.tr/

BOA. Başbakanlık Osmanlı Arşivi, HR. SYS, 2100/9. https://katalog.devletarsivleri.gov.tr/

ALİM BARAN, Tülay (2009). Çanakkale Savaşı’nda Hukuk İhlalleri, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Cilt 25, Sayı 73, ss. 83-106.

AYDIN, Nurhan (2010). Çanakkale Savaşları’nda Sıhhiye ve Tahliye Hizmetleri, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Cilt 26, Sayı 77, ss. 385-404.

Çanakkale Askeri Hastane (2019, 26 Ağustos). Erişim adresi: https://www.canakkaleharbi.com/2019/08/26/canakkale-askeri-hastahane/ adresinden 20 Eylül 2020 tarihinde alınmıştır.

ESENKAYA, Ahmet; KOÇ, Ceyhan (2005). Çanakkale Muharebeleri’nde Hastaneler, Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı, Cilt 3, Sayı 3, ss. 24-57.

KUŞKU, Onur (2022). Savaşın Gölgesinde Tarihi Bir Kasaba: Eceabat ve 1915 Bombardımanları, Anafarta Dergisi, Sayı 15, ss. 20-27.

Uluslararası Savaş Hukukunu İhlal (2019, 26 Ekim). Erişim Adresi: https://www.canakkaleharbi.com/2019/10/16/uluslararasi-savas-hukukunu-ihlal/ adresinden 20 Eylül 2020 tarihinde alınmıştır.

ÖZBAY, Kemal (1976). Türk Asker Hekimliği Tarihi ve Asker Hastaneleri, Cilt I, İstanbul: Yörük Basımevi.

SARI, Nil (2019). Osmanlı Devleti’nde Asker Hekimliği, (ed. A. Sefa ÖZKAYA) Hunlardan Günümüze Türk Askerî Kültürü, ss. 680-717. İstanbul: Kronik Kitap. Erişim adresi: https://www.academia.edu/49083740/Osmanl%C4%B1_Devletinde_Asker_Hekimli%C4%9Fi adresinden 20 Eylül 2020 tarihinde alınmıştır.

TAŞKIRAN, Cemalettin (2003). Çanakkale Savaşları’nda İtilaf Devletleri’nin Hasta ve Yaralılarımıza Saldırıları, Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı, Cilt 1, Sayı 1, ss. 100-113.

YİĞİT KAHRAMAN, Senem (2011). Çanakkale Eski Merkez Hastanesi (Kale-i Sultaniye Hastane-i Askerîyye), Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı, Cilt 10, Sayı 10-11, ss. 3-24.

Ayrıca Kontrol Et

Düşmana İpucu Veren Eşekler!

Yayına Hazırlayan: Büşra ADIYAMAN Çanakkale Muharebeleri’nde Türk askerlerinin Mustafa Kemal Bey ile yaşadıkları hatıra, Cumhuriyet …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.