Mısırlı Profesörün Çanakkale ve Mustafa Kemal Hakkındaki Sözleri

Yayına Hazırlayan Göktuğ KÜÇÜKÇOBAN

Mısır üniversitelileri Çanakkale’ye uğradılar. Profesörleri dedi ki:

Çanakkale, Şanlı Dolu Bir İsimdir[1]

Atatürk, 25 Nisan 1915’te burada İstanbul’u ve Türkiye’yi kurtardı. Yalnız Türkiye’nin değil yakın şark tarihinin seyrini değiştirdi.

            Çanakkale, 16[2] (Anadolu Ajansı) – Memleketimizi ziyaret etmek üzere Mısır üniversitesi profesör ve talebelerinden mürekkep bir heyeti İstanbul’a getirmekte olan Romanya vapuru bugün buradan geçmiştir. Vapur Çanakkale Boğazı’na girerken baş güvertede toplanan kardeş ve dost memleket üniversitesi profesör ve talebeleri Türk’ün bu şahamet(?)[3] sahasında ölen arkadaşlarımız için büyük tezahürlerde bulunmuşlardır.

            Bu münasebetle Mısır üniversitesi profesörü demiştir ki:

            Aziz arkadaşlarım.

            İşte Çanakkale önündeyiz. Çanakkale burası ebediyen tarihi kalacak bir yer. Bu isim şanla dolu bir isimdir. İşte buradadır ki, Türk milleti kendisinden adetçe ve teknikçe faik bir düşmana İstanbul’unu kesti.

            Milletlerin tarihinde unutulmaz günler vardır. Çanakkale’de Türk tarihinde zamanın ebediyen aşındıramayacağı granitten bir abide olarak kalacaktır.

            Sofya’da Ataşemiliter olan Kaymakam Mustafa Kemal 23 Nisan 1915[4]’te yeni teşkil edilmiş olan 19.  Fırka’nın Kumandanlığını eline almıştı. Türk yüksek kumanda heyeti tereddüt içinde idi. Kaymakam Mustafa Kemal tehlikeyi gördü. Hareketsizlik devam ettiği takdirde bundan çıkacak felaketin genişliğini ölçtü ve hiçbir emir beklemeksizin kendi şahsî teşebbüsü ile kararını verdi.

            Ordusunu aldı. Ve en ziyade tehlikeli gördüğü noktaya koştu. Bu nokta Arıburnu idi. Filhakika onun askerî dehası kendisini aldatmamıştı.

            25 Nisan 1915’te şafakla beraber 15.000 Anzak Arıburnu’na çıkıyorlardı. Hiç kimse bunların mânialı noktaya çıkacaklarını ve bu yalçın ve vahşi sahillere hücum edeceklerini sanmamıştı.

            Mustafa Kemal, yalnız askerlik sanatının yüksek kapitenlerinin(?)[5] haiz oldukları cüret ve pervasızlıkla düşmanın faikıyetine ve askerî meziyetlerine bakmadan onun karşısına çıktı. Hücuma kalktı. Onun imanı vardı. Ve biliyordu ki, Türk askerinin kahramanlığı ve fedakârlığı karşısında hiçbir şey dayanamaz.

            Üç piyade taburunun bir makineli tüfek bölüğünün ve bir cebel topçu bataryasının başında düşmanın sol cenahını vurdu. İki piyade taburu bir makineli tüfek aynı zamanda düşmanın sağ cenahına hücum etmişti. İste orada on beş saat beş bin Türk adım adım on beş bin Avustralyalı ve Yeni Zelandalı ile mücadele etti.

            Düşman durmadan geriliyordu. 25 Nisan 1915 sabahı tehlike altında bulunan Gelibolu Yarımadası, Boğazlar ve İstanbul güneş batarken artık tamamen kurtulmuş bulunuyordu.

            Düşman Çanakkale’nin tahliyesine kadar sahil boyunca siperlerde kalmaya mahkûm edilmişti. Mustafa Kemal işte bu tarihte İstanbul’u birinci defa kurtarmıştı. Muhakkak ki onun İstanbul’u ve aynı zamanda bütün Türkiye’yi bir ikinci defa ve bu sefer kat’î olarak kurtarması mukadder bulunuyordu.

            O zaferi ile yalnız Türkiye vekâyiinin seyrini değil, bütün şark tarihinin seyrini değiştirdi.

Aziz dostlarım,

Birkaç saat sonra İstanbul’da Miralay Mustafa Kemal’in kurtardığı bu memlekette bütün muhabbetlerimizin hatta ümitlerimizin yansıması olan Atatürk’ün Türkiye’sinde olacağız.

Burada vatanları için ölen askerleri selamlayalım. Onların hatırasını ve ebedi şanlarını tebcil için bu çelengi denize atalım. Ve bir dakika sükût edelim.

İstanbul, 17[6] (Anadolu Ajansı) – Kahire Üniversitesi profesör ve talebelerinden mürekkep 100 kişilik bir grup bugün 16.30’da Dacya[7] vapuruyla şehrimize gelmişlerdir. 10 profesör ve 90 talebeden mürekkep olan misafirler rıhtımda içlerinde üniversite rektör ve profesörleri de bulunan büyük bir kalabalık tarafından karşılanmıştır.

Yarın Kahire Üniversitelileri şerefine İstanbul Üniversitelileri tarafından bir ziyafet verilecektir. Misafirler şehrimizde on gün kadar kalacaklardır.


[1] Anadolu Gazetesi, 16 Temmuz 1936, s. 1-4.

[2] 16 Temmuz 1936.

[3] Şehadet*.

[4] Mustafa Kemal Sofya’da görev yaptığı sırada 20 Ocak 1915 tarihinde 19. Tümen Komutanlığı’na atanmıştır.

[5] Kapasite*

[6] 17 Temmuz 1936.

[7] “Dacia” isimli vapur.

Ayrıca Kontrol Et

Muaveneti Milliye Goliath’ı Nasıl Batırdı?

Hazırlayan: Göktuğ KÜÇÜKÇOBAN Çanakkale taarruzunda İngilizler pek muazzam filolar kullanmışlardır. Bilhassa ilk zamanlarda, karşılarında bir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir