14 Temmuz 1942 Atılay Denizaltı Faciası

Yayına Hazırlayan: Göktuğ Küçükçoban

Atılay Denizaltısı[1], 14 Temmuz 1942 tarihinde saat 6.25’de kendisine verilen vazifeyi icra etmek üzere İstanbul’dan Çanakkale Limanı’na gelmiştir.[2] Atılay, Çanakkale Boğazının savunma tesisatında yeniden yapılmış bulunan, denizaltı gemileri için kurulmuş olan “Dinleme ve İhbar İstasyonunu“ denetlemek ve tecrübe etmek vazifesi ile görevlendirilmiştir.[3]

Müstahkem Mevki Komutanlığı ve Deniz komutanın sözlü beyanlarına göre Atılay Denizaltısı 14 Temmuz 1942 tarihinde vazifesini icra etmek için 14.00 sularında Seddülbahir bölgesinde önünde dalmıştır. 14.38’de girişteki 5 numaralı lupu dışarıya doğru kat etmiş ve 15.38’de 1 numaralı lupu dışarıya doğru ve 16.18’de yine 1 numaralı lupu içeriye doğru, bunu müteakip 16.55‘de 2 lupu dışarıya kat etmiştir.[4] Atılay denizaltısından gelen son beyanat 16.55’deki bildiri olmuştur. Daha sonraki saatlerde Atılay Denizaltısı’ndan haber alınamamıştır.

Bunun üzerine Müstahkem Mevki Komutanlığı alarma geçerek arama çalışmalarını başlatmıştır. Saat 18.30’da avcı botlarının katıldığı kurtarma operasyonda Atılay’a ait telefon şamandırası görülmüş fakat iletişim kurulamamıştır. Daha sonra Sultanhisar, Akın ve Saldıray denizaltı komutanları ile beraber Pendik mevkiinden hareket ederek arama çalışmalarına katılmıştır. Arama çalışmalarında Atılay’ın telefon şamandırasının koptuğunu anlaşılmış ve Berk torpido kruvazörü tarafından yeni şamandıra ile markalanmıştır. Berk torpido kruvazörünün verdiği malumata göre Atılay denizaltısının hakiki mevkii Hellas fenerinin 259 derece yönünde ve 5,5 mil mesafede olduğunu ve bu civarda halen Kocatepe’nin demirlemiş olduğunu bildirmiştir. [5]

Atılay Denizaltısı’nın bıraktığı battı şamandırasının kopmuş olması, gemiyi arama ve bulmayı zorlaştırmıştır. Ayrıca Denizaltının batmış olduğu bölge, derin ve akıntılı olması dolayısıyla arama kurtarma çalışmalarının zor koşullar altında yürütülmesine sebep olmuştur. Arama kurtarma faaliyetleri sonucunda denizaltının battığı yer tespit edilmiştir. Ancak derinliğin 80 metre olması ve bölgedeki çok kuvvetli akıntı yüzünden gemi üzerinden dalgıç indirmek mümkün olmamıştır.[6] 

14 Temmuz 1942 tarihindeki arama kurtarma faaliyetleri şiddetli rüzgâra rağmen ertesi günler devam etmiştir. Berk ve 57 numaralı arama kurtarma gemileri, arama çalışmalarına katılmıştır. 16 Temmuz günü gerçekleştirilen arama çalışmalarında şiddetli rüzgâr sebebiyle Berk gemisinin şamandırası kopmuştur. Arama kurtarma faaliyetleri sonucunda, denizaltının yeri 40 derece, 1 dakika 30 saniye paralelinde ve 26 derece 3 dakika, 45 saniye boylam dairesinde tespit edilmiştir.[7]

Atılay Denizaltısını arama kurtarma çalışmaları sadece Türk vasıtaları katılmamıştır. Arama kurtarma çalışmalarında Almanya ve İngiltere’den gelen ekipler de yer almıştır. Bir Alman uçağı Midilli istikametinden gelerek 16 Temmuz günü saat 15.00’da Boğaz üzerinde alçak uçuş yapmıştır. İngiliz arama kurtarma uzmanları da Atılay Denizaltının arama kurtarma faaliyetlerine katkı sunmuştur. İngilizlerin arama kurtarma faaliyetleri sırasında denizaltına ulaşma konusunda Türk yetkililerine ümitsiz beyanatlar vermişlerdir. İngiliz uzmanların, Atılay Denizaltı mürettebatının yaşama şansının bulunmadığı ve denizaltının yukarıya çıkarılamayacağı düşüncesi hâkimdir. Bu düşünce saatler ilerledikçe Türk heyeti tarafından da dile getirilmeye başlamıştır.[8]

Atılay Denizaltısının arama kurtarma faaliyetleri sırasında birçok farklı sistemin kullanıldığı görülmektedir. İstanbul’dan getirilen çelik ağlardan ağ yapılıp, denizaltıya ulaşma imkânı aranmıştır. Denizaltı savunmaları için kullanılan dinleme cihazları da arama çalışmaları sırasında kullanılmıştır. Bunun yanı sıra birçok Türk arama kurtarma gemileri Atılay’a ulaşabilmek için seferber edilmiştir. Ancak arama faaliyetlerinde saatler ilerledikçe denizaltı mürettebatı için umutlar azalmıştır. 17 Temmuz 1942 tarihinde verilen raporda, “14 Temmuz günü dalmış ve bu güne kadar çıkmamış ve çıkarılmamış olan Atılay Denizaltı gemimiz mürettebatının teknik bakımından şehit olmuş olduklarının kabul edilmiş olduğunu derin teessürlerimle arz ederim.“ ifadeleri yer almıştır.[9]

Çanakkale Boğazının savunma tesisatında yeniden yapılmış bulunan, denizaltı gemileri için kurulmuş olan “Dinleme ve İhbar İstasyonunu“ denetlemek ve tecrübe etmek vazifesiyle görevlendirilen Atılay Denizaltısı, 14 Temmuz 1942 tarihinde toplam 39 subay ve erden oluşan personeli ile Çanakkale Boğazı’nda batmıştır.

Atılay Denizaltısının 14 Temmuz 1942 tarihinde Çanakkale Boğazı’nda batmasına ilişkin daha sonrasında yapılan soruşturma sonucunda, tarama motorlarının taraması esnasında dipten doğru kuvvetle bir infilak duyulduğu açıklanmıştır. Bu sırada civarda bulunan Akın, Alemdar, Kemalreis’ten de bu infilak çok şiddetli olarak hissedilmiştir. Kavak, Çanak motorlarının ığrıp telleri yukarı alındığı zaman telin kesildiği ve sikletlerden bir tanesinin kopmuş olduğu görülmüştür. Buna göre I. Dünya Savaşı’nda Çanakkale Boğazının savunması için kirletme şeklinde dökülmüş antenli mayınlar olduğu ve bu mayınlarından bir tanesinin de Atılay’a temas ederek infilak ederek Atılay Denizaltısının batmasına neden olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.[10]

Atılay Denizaltısı Faciasının Yansımaları

14 Temmuz 1942 tarihinde vuku bulan trajik olay sonrası 39 şehit için ilk olarak Çanakkale’de Cumhuriyet Meydanı’nda anma töreni gerçekleştirilmiştir. Vali ve komutanlarla bütün memur ve subayların askeri kıta ve okulların ve binlerce halkın hazır bulunduğu bu anma töreninde İstiklal Marşı’ndan sonra meydandaki bayrak yarıya indirilmiş ve iki dakika saygı duruşu sonrasında söz alan hatipler bu acıklı hadisenin Türk kalbinde bıraktığı unutulmaz ıstırabı anlatmışlar ve şehitlerin hatırları önünde eğilmişlerdir. Daha sonra denize çelenkler atılmıştır.[11]

Atılay şehitlerini anma törenleri 27 Temmuz tarihinde devam etmiştir. Atılay Denizaltı gemisinin şehit subay ve erleri için Yavuz harp gemisinde anma töreni gerçekleştirilmiştir. Gemini arka güvertesi, subaylarının ve erlerinin teşkil ettiği saflarla çevrelenmişti, donanmanın diğer vasıtaları da, Yavuzun gemisinin etrafında bir daire şeklinde vaziyet almıştır. Denizaltılarından ikisi Yavuz gemisinin bordasına yanaşmıştı. Gemilerdeki bayraklar yarıya indirilmişti. Saat dörtte donanma kumandanı Amiral Şükür Okan şehitler için bir konuşma gerçekleştirmiştir. Şükür Okan konuşmasında Atılay Denizaltı gemisinin vaziyetini açıkladıktan sonra üç dakikalık saygı duruşun yapıldıktan sonra, denize çelenk atılmış, bando matem havası çalmış, 12 er havaya üç el ateş etmiş ve anma töreni sona ermiştir.[12]

14 Temmuz 1942 tarihinde gerçekleşen vahim olay, dönemin gazetelerine de yansımıştır. İkdam gazetesi, 19 Temmuz 1942 Pazar günü çıkardığı sayısında, “Atılay Denizaltısı Çanakkale’de Battı“ başlığı ile okuyucularına vahim olayın ayrıntılarını aktarmıştır.[13] Vatan gazetesi ise 19 Temmuz günü çıkarttığı sayının sür manşetinde “Bu yürekler acısı feci kazada, 38 subay ve er Türk gencini denizin derinliklerine gömdük.“ ifadelerine yer vermiştir.[14]

Atılay Denizaltısı için yapılan anma törenlerinin detaylarını taşıyan gazetelerin bazılarında Atılay için özel yazılar da yazılmıştır. Vatan gazetesinin 20 Temmuz pazartesi günü çıkartmış olduğu sayıda, Hüsamettin Ülsel tarafından Atılay faciası için özel bir yazı kaleme alınmıştır. Ülsel yazısında, “Türk yurdunun müdafaasını temin edecek tecrübeler yaparken Akdeniz’in esrarlı suları arasında karışan Atılay’ın yerine milletimizin daha mükemmellerini koyacağını bildiğimiz için müsterihiz.“ ifadelerine yer vermiştir.[15] Atılay için özel yazı kaleme alan bir diğer isim ise Necati Yaşmut’tur. Atılay faciasında şehit düşen aynı zamanda denizaltının da kaptanlığını yapmış olan Binbaşı Sadettin Gürcan ile olan anısını da okuyucularına aktarmıştır. [16]

14 Temmuz 1942 tarihinde yaşanan trajik olayın ardından geçen 79 yıla rağmen acısını hala yaşadığımız bugünü ve şehit düşen askerlerimizi en içten duygularımızla anıyoruz. Nara Barbaros Şehitliği ve Deniz Şehitleri Anıtı, Atılay Denizaltısı ve aynı kaderi yaşamış tüm donanma şehitlerini temsilen yapılmış olan anıt mezarlar hala ziyaretçilerini beklemektedir.

1942-07-18-0.jpg

Haber Gazetesi’nin 18 Temmuz 1942 Tarihinde Atılay Denizaltısı İle İlgili Çıkarmış Olduğu Haber

1942-07-19-0 (1).jpg

Vatan Gazetesi’nin 19 Temmuz 1942 tarihinde Atılay Denizaltısı İle İlgili Çıkardığı Haber

1942-07-21-2.jpg

Tan Gazetesi’nde 21 Temmuz 1942 Tarihinde Necati Yaşmut Tarafından Atılay Denizaltısı İçin Kaleme Alınan Yazı

Tan Gazetesi’nin 28 Temmuz 1942 Tarihinde Atılay Denizaltısı İçin Düzenlenen Anma Törenine Ait Haberi


[1] Atılay Denizaltısı, su üzeri tonajı 940, su altı tonajları ise 1230’dir. Suyun üzerinde 20 mil, su altında 5 mil (Bir saat için 9 mil) sürat yapabilmektedir. 6 tane torpido kovanları, bir tane 10,5 cmlik topları bulunmaktadır. Atılay Denizaltısı, Taşkızak Tersanesi Valde kızaklarında montajı yapılmıştır. Atılay Denizaltısının yapımı 40 sürmüş ve 19 Mayıs 1939 tarihinde Haliç’te denize indirilmiştir. Ayr. Bkz. Rahmi Baş, Son Döneminden Cumhuriyet’e Türk Donanması ve Refah Faciası, (Kütahya: Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2011). Ersan Baş, Deniz Kuvvetleri Dergisi, 2005, Sayı: 594

[2]  Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi(BCA), Dosya No:926, Fon Kodu:30.10.0.0, Yer No:62.419.16, Belge Tarihi: 14.7.1942.

[3]  BCA, Dosya No: 15967, Fon Kodu:30.10.0.0, Yer No: 62.419.16, Belge Tarihi: 17.7.1942.

[4]  BCA, Dosya No: 1700, Fon Kodu:30.10.0.0, Yer No: 62.419.16, Belge Tarihi Tarih: 15.7.1942.

[5] A.g.b.

[6] BCA, Dosya No: 2259, Fon Kodu:30.10.0.0, Yer No: 62.419.16, Belge Tarih: 16.7.1942., Ferdi Uyanıker, Türk Donanmasında Mecidiye Kruvazörü, (İstanbul: Marmara Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı,  Yüksek Lisans Tezi, 2009), s.303.

[7] A.g.b.

[8] A.g.b.

[9] BCA, Dosya No: 15967, Fon Kodu:30.10.0.0, Yer No: 62.419.16, Belge Tarihi: 17.7.1942.

[10] BCA, Dosya No:200, Fon Kodu:30.10.0.0, Yer No: 171.186.4, Belge Tarih: 18.07.1942.

[11] Tan Gazetesi, 21 Temmuz 1942 Salı.

[12] Haber Gazetesi, 28 Temmuz 1942 Salı.

[13] İkdam Gazetesi, 19 Temmuz 1942 Pazar.

[14] Vatan Gazetesi, 19 Temmuz 1942 Pazar.

[15] Vatan Gazetesi, 20 Temmuz 1942 Pazartesi.

[16] Tan Gazetesi, 21 Temmuz 1942 Salı.

Ayrıca Kontrol Et

Çanakkale Cephesi’nde Müttefik Kuvvetlerin Gelibolu Yarımadası’nı Tahliye Etmesinden Sonra Türkler Neden “Ezan-ı Muhammediye” Okudu?

20 Aralık 1915 tarihinde Süngü Bayırı taraflarında bir makineli tüfek sesi işitilmesi üzerinde 57. Alay, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir