PİYADE EFRÂD DERSLERİ. NO. 5 EFRÂDIN MUHAREBEDE SÛRET-İ HAREKETİ – KÜÇÜK ÇAPLI MAUSER TÜFEĞİ

Öz

Piyade Efrâd Dersleri’nin 5’incisi olarak karşımıza çıkan Küçük Çaplı Mauser Tüfeği başlıklı kitapçık, Harp Okulu’nda Tabur Komutanlığı yapan Ahmed Ali tarafından 1320 [1904/1905] yılında kaleme alınmıştır. Bu ders kitabında küçük çaplı Mauser tüfeği ile ilgili teknik bilgilere yer verilmiştir. Bu teknik bilgiler, askerin Mauser tüfeğini nasıl kullanacağına, bakımını nasıl yapacağına ve tüfeğin fiziki parçalarını en ufak ayrıntısına kadar öğrenmesine yönelik hazırlanmıştır. Bu ders kitapları sayesinde cepheye gönderilecek olan askerin muharebeye tamamen hazır bulunması sağlanmıştır. Küçük Çaplı Mauser Tüfeği başlıklı bu kitapçıkta tüfeğin fiziki özelliklerini takiben çalışma mekanizması ve tüfeğe nasıl muamele edileceği ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Kitapçığın içeriğini oluştururken dikkat edilen husus, silah altına alınan her askerin tüfek ile ilgili sıfırdan bilgilendirilmesi ve büsbütün bir eğitim verilmesi olmuştur. Bu çalışmada, ilgili kitapçıkta verilen ilgili model Mauser tüfeği ile ilgili bilgiler orijinal kaynağından çevrilerek değerlendirilmiştir.

Giriş

Modern anlamdaki piyade tüfeklerinin Osmanlı Ordusu’na entegre edilmesi 19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarına tekabül etmektedir. 1900’lü yılların başında yapılan denetlemeler ve yazılan raporlarda ordunun talim ve terbiyesinde eksiklikler olduğu saptanmış ve bir dizi eğitim kitapçığı hazırlanmıştır. Bu kitapçıklardan 5’incisi Mauser tüfeğinin kullanımıyla ilgili olmuştur. Osmanlı Ordusu’nun modern piyade tüfeği tedariki çoğunlukla Almanya’dan olmuştur. Kara ordusunda en çok kullanılan tüfek olarak karşımıza çıkan Mauser tüfeği, çeşitli muharebelerde kabiliyetini kanıtlamıştır. Ancak mauser tüfeklerini kullanabilmek ve atımda ustalaşabilmek için çeşitli eğitimlerin verilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bunun başlıca sebebi askerin bu tarz seri atımlı piyade tüfeklerini kullanmada acemi olmasıdır. Bu kitapçıkla askerin muharebe sahasında mauser tüfeğini azami maharette kullanması amaçlanmıştır.

Küçük Çaplı Mauser Tüfeği

Osmanlı Ordusu’nda 1900’lü yıllarında başlarında kullanılan mauser tüfeği 309 model, seri atımlı ve dokuz parçadan oluşan bir mekanizmaya sahiptir. Namlusu boru şeklindedir ve ateşleme sistemi olarak barutun ortaya çıkardığı gazı kullanmaktadır. Namlu tasarımı ağız kısmına uzandıkça incelmektedir. Bu tasarım atış isabetini arttırmak için tasarlanmıştır. Namlu ayrıca yivli bir tasarıma sahiptir ve namlunun içinde dört kademe yiv vardır. Bu yivler soldan sağa doğru dönmektedirler. Bu tasarım sayesinde atış menzili arttırılmıştır. Bu yivler arasındaki yapıya set ismi verilmektedir ve bu setler arasındaki mesafe tüfeğin çapını ifade etmektedir. Küçük çaplı mauser tüfeğinin çapı ise 7,5 milimetreden bir az daha fazladır. Namlunun esasen boyasız metaldir ancak güneşten parlamaması için siyaha boyanmıştır. Namlunun iç kısmı ise boyasız metaldir. Bu kısma mücef adı verilmektedir. Namlu boyu ise 74 santimetredir. Mauser tüfeğinin nişan sistemi iki parçadan oluşmaktadır. Bunlar arpacık ve nişangâhtır. Nişangâh ise dört kısma ayrılmıştır. Bunlar; sabit nişangâh, küçük levha, büyük levha ve sürgüdür. Sabit nişangâhla tüfek menzili 250 metre iken büyük levha ile atış menzili 350 metreye kadar artmaktadır. Büyük levhanın üzerinde bulunan sürgünün üzerinde ayarlanabilir olarak beşten on sekize kadar rakamlar vardır. Bu rakamların her bir aralığı elli ve yüz metreyi ifade etmektedir. Sürgüdeki ayarlamalar ile tüfeğin menzili 450 ila 1.850 metreye kadar çıkmaktadır. Ancak nişangâhın tepe noktasından atılan atışların etkili menzili 2.000 metreye kadar çıkabilmektedir. Bu mesafe de tüfeğin azami etkili menzilidir.

Silahın mekanizması fişeği namlu yatağına sürerek fişeği ateşledikten sonra boş kovanı tüfekten dışarı atmaya yaramaktadır. Mekanizma; kovan, kapak mandalı, anahtar, kapak, tetik takımı ve fişek zarfından parçalarından oluşmaktadır. Kovan aksamı ise kovan başı, fişek yuvası, sürgü yolu ve kovan köprüsü parçalarından oluşmaktadır. Kovan başı kovanın ön kısmında yer alır ve kapak kapanınca kapağı tutmak için içinde oyukluklara sahiptir. Zarfın hemen üst kısmına fişek yuvası denmektedir. Sürgünün ileri geri hareket ettiği bölüme ise sürgü yolu adı verilmiştir. Sürgünün sol tarafından bir oyukluk vardır. Bu oyukluk sürgünün sol tarafındaki kamanın ileri geri hareket etmesi için yapılmıştır. Sürgü kolunu arka tarafından kavramak için yapılmış olan kovan parçasına kovan köprüsü denmektedir. Kovan köprüsünün ise ön kısmında fişeklerin bağı için bir yuva ve gerisinde sürgü kolunun rahatlıkla çekilmesi için bir rampa bulunmaktadır. Kovan köprüsünün tasarımının sol ve sağ iç kısımlarında ise sürgü kamaları için birer oyukluk tasarlanmıştır. Sol taraftaki oyuklukta ek olarak fişek atacağı ile kapak mandalının ayağına mahsus bir yarık vardır. Bu kapak mandalı kovan köprüsünün sol tarafına vidalı halde bulunmaktadır. Bu ufak parça tüfek için hayati bir görev görmektedir. Kapak mandalı sürgü geri çekildiği vakit ayağı vasıtasıyla sürgünün dışarı çıkmasına mani olur. Bu parçanın hasar görmesi tüfeği kullanılmaz hale getirir. Ayrıca fişek atacağı da kapak mandalı üzerine konumlandırılmıştır. Fişek atacağı da tırnak vasıtasıyla geri çekilen boş kovanı dışarı fırlatmaya yarar. Zarfın içinde bulunan fişekleri ihtiyaten saklayıp tüfeği tek atışa göre ayarlayan parçaya anahtar ismi verilmiştir.

Küçük çaplı mauser tüfeğinin namlusunu açıp kapamaya ve fişeğe ateş veren parçaya kapak denmektedir. Bu kapağın başlıca yedi parçası vardır. Bunlar; iğne, iğne yayı, sürgü, horoz, emniyet tetiği, iğne somunu, tırnaktır. İğne, fişeğe ateş veren parçanın ismidir. İğne yayı ise iğnenin etrafına sarılmış olan telin ismidir. Sürgü ise sürgü kolu vasıtasıyla kapağı açıp kapamaya ve fişeği ileri sürmeye yarar. Sürgü, sürgü ucunun sağ ve sol tarafındaki kamalar kovan başındaki yuvalarına girince açılmaz. Sürgünün baş tarafında ise iğne için bir delik vardır. Horoz ise iğne somunuyla birlikte tüfeği kurmak ve emniyet tetiğine yataklık etmek ve iğnenin sürgü içinde dönmesine mani olmak hizmetlerini görür. Tüfek doldurulmuş ve iğne yayı kurulmuş iken soldan sağa çevrildiği vakit fişeğin ateş almasına mani olan parçaya da emniyet tetiği denmektedir. İğne somunu kapağın parçalarını bir arada tutan parçaya verilen isimdir. Kapağın son parçası olan tırnak ise fişek yatağındaki fişek veya kovanı geri çekmeye yaramaktadır.

Tüfeğin tetik takımında ise tulumba, tulumba yayı ve tetik parçaları bulunmaktadır. Tetik takımı tüfekte iğneyi boşaltmaya ve iğne yayının kurulmasına yarar. Bu parça askerin tüfeği ateşlediği mekanizmadır. Tetiğe basıldığı an iğne namluya sürülmüş olan mermiyi ateşler ve atış gerçekleşir. Tulumbanın gerisinde bir diş mevcuttur. Bu diş, iğneyi kurup tutar ve tüfeği ateşe hazır hale getirir. Tulumbanın ilerisinde ise bir kama mevcuttur. Bu kama sürgüde bulunan yuvasına girmedikçe fişeği ateşlemeye ve ateş esnasında barut gazının tesiriyle sürgünün açılmasına mani olur. Tetik ise kurulu iğneyi boşaltarak silahın ateşlenmesini sağlar. Tüfek bağa geçirilmiş beş fişekle tek seferde doldurulabildiği gibi tek fişekle elle de doldurulabilmektedir. Şarjöre yerleştirilen fişeklerin bağı sürgü ileri sürülünce kendiliğinden düşmektedir. Bu fişek bağı çelikten ve fişek tablası girecek şekilde uzun ve kenarları kıvrık olarak yapılmıştır. Fişekleri tutabilmesi için bir yayı vardır. Zarfın içinde fişek sürmesi yer almaktadır. Bu fişek sürmesinin altında bir yay vardır ve fişekleri atış yapıldıkça yukarı çıkarmaya yaramaktadır. Haznede fişek bittiği zaman fişek sürmesi adı verilen parça sürgünün önüne çıkarak şarjörün boş olduğunu gösterir. Tetik oldukça hassas olduğu için tetiğin etrafında demir aksamdan yapılmış tetik korkuluğu vardır. Bu parça tetiği olası darbelerden ve istenmeyen ateşlemelerden korumaktadır.

Silahın ahşap aksamına kundak adı verilmektedir. Kundak tüfeğin diğer parçalarının birleştirilmesine yarar ve ahşap yapısının hafifliğiyle tüfeğin daha kolay kullanılmasını sağlar. Uzun kısım, kabza ve dipçikten oluşur. Uzun kısım adı verilen kısım tüfeğin parçalarını bir arada tutan asıl gövdedir. Kabza kısmı kullanım kolaylığı ve iyi kavranması için ince bir yapıdadır. Dipçik kısmı ise atış esnasında omuz yuvasına oturtularak silah geri tepmesini azaltmak için tasarlanmış kısımdır.

Silahın harbî kısmı ise silah çatmaya ve tırnağın çıkaramadığı fişek kovanının çıkarılmasına yaramaktadır. Muharebe esnasında barut tortusu biriken namlunun içini temizlemek için de kullanılmaktadır. Namlu ve mekanizmayı kundağına yerleştiren parçalara genel manada tüfeğin teçhizat kısmı adı verilmektedir. Bunlar; Kasatura ayağı bulunan üst bilezik, üst bilezik yayı, kayış takmak için gerdanlı alt bilezik, alt bilezik yayı, kayış takımı için dipçik gerdanesi, el kundağı dipçik tabanı ve vidaları, namluyu kundağa bağlayan vidalardır. Temel manada tüfeğin çalışma prensibi bu şekildedir. Bunun yanında tüfeğe monte edilebilen tüfek kayışı, ağzı kapağı, çevirecek, namlu silgisi, hazne silgisi, kapak sökeceği, yağ kutusu ve edevat torbası gibi yardımcı aksam mevcuttur. Bu aksam tüfeğin taşınmasında, ateş mekanizmasının sağlıklı kalması ve temizlenmesi işlerinde kullanılmaktadır.

Tüfeğin ağırlığı 4 kilogram olmakla beraber kasaturası ile birlikte 4 buçuk kilograma çıkmaktadır. Ateşlenen fişeğin etkili menzili 2.000 metre iken en uzun menzili 4.000 metreye kadar çıkmaktadır. Tüfeğe monte edilebilen kasatura ise süngü hücumlarının öldürücü silahıdır. Kasatura hem dürtmeye hem de vurmaya işlevi görmektedir. Dürtmek için kasatura tüfeğin namlu ucuna monte edilir. Bunun yanında kasaturanın kabzasından tutularak bir kılış gibi de kullanılabilir. Ancak bu kullanım tavsiye edilmez. Bunun sebebi tüfeğin ucuna takılı bir vaziyetteyken düşman daha uzak mesafeden dürtülebilir. Bir de kasatura namlusunun muhafazası olarak kullanılan kılıf vardır. Kılıf beş parçadan oluşur. Bunlar; kılıf köselesi, kılıf çamurluğu, kılıf ağızlığı, ağızlık düğmesi ve ağızlık yayıdır. Ağızlık düğmesi, kılıfı kasatura kayışına asmaya yarar. Kasaturayı kılıfta sabit tutmaya yarayan parçaya ise ağızlık yayı adı verilmiştir.

Mauser tüfeğinde kullanılan fişekler dört bölümden oluşmaktadır. Bunlar; kovan, kapsül, barut hakkı ve kurşundur. Kovan sarı maddeden yapılma, arkasına kapsül, içine barut ve ön kısmına da kurşun yerleştirilmiştir. Tüfekten namlusundan çıkan kısım kurşundur ve çekirdek ile gömlek adı verilen iki parçadan oluşmaktadır. Bir bağda beş fişek bulunmaktadır. Bir pakette üç bağ yani on beş fişek bulunmaktadır. Bir mühimmat kutusunda on altı paket vardır. Bir mühimmat sandığında ise 1.200 fişek mevcuttur. Bu mühimmat sandığının ağırlığı ise 44 buçuk kilogramdır.

Askerin tüfeği canı gibi muhafaza etmesi gerekmektedir. Oldukça hassas parçalara sahip olmasından dolayı askerin tüfeği düşmelerden ve çarpmalardan sakınması gerekmektedir. Aynı zamanda asker, tüfeğin gerekli bakımları ve temizliği ilgili yönetmelik doğrultusunda mutlaka zamanında yapmalıdır. Bakımı yapılmayan ve parçaları kir ve pas bağlayan tüfekler kullanılamaz hale gelir.

Sonuç

Osmanlı Kara Ordusu’nda kullanılan 309 modeli [1893] mauser tüfeği Alman yapımı, sürgülü mekanizmaya sahip bir piyade tüfeğidir. Seri atımlı sürgülü mekanizmaya sahip tüfeklerin orduya entegresi esnasında Osmanlı askerinin bu tüfeği büyük maharetle ve doğru şekilde kullanması için çeşitli eğitimler verilmiştir. Takip eden yıllarda mauser tüfeği çeşitli muharebe sahalarında kendisini ispat etmiş ve daha yeni modelleri Osmanlı Ordusu’nda ve Türkiye Cumhuriyeti ordusunda kullanılmıştır. Askerin atış talimlerinden önce teorik bilgileri edinmesi için Piyade Efrâd Dersleri’nin 5’incisi olarak karşımıza çıkan Küçük Çaplı Mauser Tüfeği başlıklı kitapçık kullanılmıştır.

Mauser 309 Modeli [1893]

Not: Görseller ilgili efrâd dersleri kitapçığından değil, okuyucuyu bilgilendirmek adına örnek teşkil etmesi amacıyla dışarıdan eklenmiştir.

Ayrıca Kontrol Et

14 Temmuz 1942 Atılay Denizaltı Faciası

Yayına Hazırlayan: Göktuğ Küçükçoban Atılay Denizaltısı[1], 14 Temmuz 1942 tarihinde saat 6.25’de kendisine verilen vazifeyi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir