Cumartesi , Ekim 31 2020
Anasayfa / Makale / PİYADE EFRÂD DERSLERİ. NO. 2 KIŞLA VE KOĞUŞ HİZMETLERİ, BEDEN TEMİZLİĞİ VE SAĞLIĞI, ELBİSE VE TEÇHİZATIN BAKIMI, KORUNMASI VE İCRA EDİLMESİ

PİYADE EFRÂD DERSLERİ. NO. 2 KIŞLA VE KOĞUŞ HİZMETLERİ, BEDEN TEMİZLİĞİ VE SAĞLIĞI, ELBİSE VE TEÇHİZATIN BAKIMI, KORUNMASI VE İCRA EDİLMESİ

Özet

1909 yılından itibaren 8 derslik piyade efrat dersleri verilmiştir. Bu derslerden 2 numaralı dersin çevirisi bu çalışmanın içeriğini oluşturmaktadır. Kışla ve Koğuş düzeni ve dikkat edilmesi gerekenler, beden temizliği, elbise ve askeri teçhizatın bakımı, korunması ve yapım aşamaları belgenin içeriğinde ayrıntılı bir şekilde yer almıştır.

Giriş

            Askerin disiplin içerisinde kışla ve koğuş yaşamına alışabilmesi ve nelere dikkat edip, ne şekilde uygulama yapmasını anlatarak başlayan 2 numaralı efrat dersi; koğuş içerisindeki kuralları, koğuş kıdemlisini, görevlerini ve koğuş yaşamında karşılaşılabilecek aksiliklere karşı alınması gereken önlemler ve iş birliğinin ne şekilde olacağını anlatmaktadır. Dersin devamında ise beden temizliği konusu işlenmiştir. Beden temizliği askerin sağlığının yerinde olması adına verilen önerilerle anlatılmıştır. Bunun yanı sıra herhangi bir hastalık veya sakatlık durumunda ne yapılması gerektiği ve bir askerin saç ve sakalının nasıl olması gerektiği detaylandırılmıştır. Elbise ve teçhizat konusu ise askerin öncelikli olarak dikkat etmesi gereken yegâne konulardan bir tanesidir. Düzenli ordunun gereği olan üniforma ve teçhizata verilen önem ve eksikliklerin giderilmesi yönünde çeşitli açıklamalarda bulunulur. Son olarak asker çantasının ne şekilde olması gerektiği ve bir neferin istihkakı hakkında sayısal veriler verilmiştir.

Kışla ve Koğuş Hizmeti

            Kışla ve koğuş, askerin en çok vakit geçirdiği, dinlendiği, yemek yediği ve belirli bir disiplin içerisinde eğitim gördüğü yerlerdir. Piyade Efrat Dersleri içeriğince kışlada bulunan askerin kendi evinde nasıl hareket ediyorsa öyle hareket etmesi, evi gibi görmesi gerektiği belirtilmiştir. Kışlalarda bulunan yüzlerce askerin her koğuşunda onlardan sorumlu birer koğuş kıdemlisi bulunmaktadır. Bu görevli asker, neferleri kumanda etmek üzere bölük kumandanı tarafından tayin edilmiş zabit veya neferdir. Aynı zamanda koğuş kıdemlisi bulunmadığı zaman onun işini yapacak olan kişiye koğuş kıdemlisinin vekili olduğu belirtilmiştir. Koğuş kıdemlisi diğer neferlerin üstüdür ve bu kıdemliye, üst rütbeli kişilere nasıl itaat ediliyorsa o şekilde itaat edilmesi anlatılmıştır. Koğuş kıdemlisi, koğuş dahilinde her şeyin yerli yerinde ve temiz olmasından, kavga, gürültü, patırtı olmamasından, koğuşun genel eşyasının kayıp olmamasından, koğuşunun kapı ve pencerelerinin ve duvarlarının harap olmamasından mesuldür. Ancak koğuşun duvarlarında, pencerelerinde veya koğuş eşyasında sakatlık olursa veya koğuş eşyası kaybolursa manga kumandanına haber vermelidir. Bunun yanı sıra eğer koğuşta bir kavga olursa hemen nöbetçi çavuşa haber vermesi gerekmektedir. Eğer hem koğuş kıdemlisi hem vekili koğuşta bulunmazsa koğuş kapısından içeri tarafta yer almakta olan “koğuşta oturan neferler”in isimleri yazılı olduğu listenin en başındaki kişi bu görevi üstlenir. Koğuşa bir zarar verilmiş ise şayet o zararı yapan kişi kendisi haber vermeye mecburdur. Koğuş kıdemlisi, her akşam yatılacağı vakit koğuş eşyalarını hiçbir şeyin noksan olmamasına dikkat ederek inceler ve haftada bir defa koğuş eşyasını toplatarak güzelce muayene eder. Zarar gören eşya varsa manga kumandanına haber vermelidir. Fazlası emir olunmadıkça koğuş kıdemlileri yazın sabah altıda, kışın ise yedide uyandırılır. İstirahat durumu ise şu şekilde ifade edilmiştir: “Yazın sekize, kışın dokuza kadar koğuşlarının her şeyi yerli yerine konulmuş, yataklar dizilmiş ve herkes işi bitirmiş, eli yüzü yıkanmış olmalıdır” şeklinde uyarı yapılmaktadır. Koğuşlar pek çok askerin bir arada olduğu yerler olduğu için yatakların kokmaması ve küflenmemesi adına koğuş kıdemlisi her gün yatakların silinmesine ve alt-üst edilmesine dikkat eder. Velakin haftada iki defa yastık ve battaniyelerin en az iki saat güneşlenmesi için dışarı çıkarılmasını emreder.

Kıdemliler haricinde koğuş nöbetçileri de vardır. Öncelikle söndürülmüş sobaları kontrol eder ve kapaklarını kapatır. Su kaplarını kontrol ederek, lambayı kapatmak nöbetçinin gece görevlerindendir. Yat borusu çalındıktan sonra neferlerin hepsinin mevcut olduğuna bakar, odaları dolaşır ve eğer eksik varsa kaçak zabitine bilgi verir. İzinli olmayan efrat yatsı yoklamasından sonra başka yerde bulunamayacağı ve sadece hacet için çıkabileceği için “bir çarık sonra” koğuşuna gelmelidir. Eğer belirtilen saatten daha fazla dışarıda kalındığı anlaşılırsa koğuş kıdemlisi nöbetçi kaçak zabitine haber verir. Koğuşun genel hizmetlerinin yapılması için koğuş kıdemlisi her gün koğuş küçük ise bir, büyük ise iki neferi koğuş nöbetçisi olarak tayin eder ve isimleri kapının yanında bulunan ufak siyah tahtaya yazılır. Koğuş nöbetçileri; koğuşu süpürüp süprüntüyü mahal mahsusuna atmak, kapı ve pencereleri ve odaya ait olup müşterek kullanılacak eşyayı temizleyip yerli yerine koymak, su testilerini doldurmak, kışın kömür ve odun alıp koğuşa getirerek yakmak, lambaları temizleyip gaz yağı doldurmak ve koğuşta bir şey kayıp olmamasına dikkat etmek, herkesten sonra çıkarak koğuş kapısını kilitleyip anahtarları tayin olunan mahale asmak ve yine herkesten evvel gelerek kapıyı açmak gibi görevlerle yükümlüdür. Yapılacak bir şey olmadığı zaman koğuştan ayrılmamalı. Ancak hacet için gideceği zaman koğuşta bulunanlardan birine vekil bırakarak gitmelidir. Bir şeyin kayıp olup olmadığını ise eşya cetvelinden kontrol eder. Koğuş temizlendiği zaman askerlerin tozdan etkilenmemesi için yaz ve kış önce pencereler açılır ve koğuşun döşemesi ıslanmayacak derecede hafifçe su serpilip ondan sonra süpürülür. Mümkün ise silahlar koğuş dahilinde bulunmamalıdır. Ve koğuş temizlendikten sonra yarım saat daha pencereler açık bulundurulur. Her nefer sabah kalktığında kendi yatağını kendisi toplar ve eşyasını dolabına koyar. Hiç kimsenin eşyası odada bir yere atılmış veya asılı olarak kalmaz. Gündüzleri yatakların üzerinde asla yatılmaz ve yasaktır. Ancak yaz günleri yürüyüşlerden dönüldüğü zaman müsaade edilebilir. Dikkatsizce ortalığı ıslatanlar, su dökenler ve duvarları kazıyanlar, pencere çerçevesi, kapı, masa ve iskemleleri çakı ile kazıyanlar, kıranlar ve kapıları hızla örterek kapatanlar kaza da olsa ceza alırlar ve kırığın döküğün parasını verirler. Efrat, su kovasına kömür doldurmamalı, su testisine içecek suyundan başka su koymamalı, yer süpürgesiyle duvarları, tavanları ve kundura fırçasıyla elbiseleri süpürmemelidir.

Sobalar ise koğuş nöbetçisinin görevi olup sadece kendi karıştırabilir. Yat borusuyla birlikte sobalar sönmüş olmalıdır ve katiyen su dökülmemelidir. Aksi halde soba patlar ve parça parça olur. Yat borusundan bir iki saat evvel odun veya kömür atılmaz. Yatarken sobanın kapakları güzelce kapanır fakat burada ki mandallı kapak kapanmaz, sobanın etrafı ve altı güzelce muayene edilir. Aynı zamanda ısıtmak için sobanın üzerinde su ve yemek konulmamalıdır. Yine koğuş kuralları gereğince asker yatakta sıçanların koğuşu basmaması için bir şeyler yiyemez ve sigara içemez. Gece uyandığında da sigaraya çıkamaz. Güvenlik gereğince gaz lambalarından sigara yakılmamalıdır. Hatta el sürülmesi dahi şiddetli ceza görmeye neden olur. Sönmeyecek olan lambaları söndürenler olursa eğer riyaset hapsiyle cezalandırılırlar. Toplu halde kalınan yerlerde oluşan problemlerden birisi de kıymetli eşyanın nereye konulacağı veya nasıl saklanacağıdır. Efrat dersleri içeriğinde ise saat ve para gibi eşyaların dolapta saklanmasının yasak olduğu ve saatin daima sahibinin yanında bulunması gerektiği belirtilmiştir. Aynı zamanda altın saat kullanmak yasak olup altın saati ve parası bulunanlar bölüm komutanına emanet ederler ve tabur sandığında muhafaza ederek karşılığında senet verir. Diğer eşyalarının bulunması gereken dolabın kilidini ise asker kendi alması gerekir ve mutlaka kilitli tutmalı, anahtarı yanına almalıdır. Kışlanın koridorlarına tükürmek, sigara izmariti atmak veya bir şekilde pisletmek, ıslık çalmak, bağırmak, şarkı söylemek yasaktır. Asker helada bulunduğu zaman çeşmelere özellikle dikkat etmeli ve açık bırakmamalıdır. Geceleyin abdesthaneye giderken kundura, pantolon ve ceketi tamamen giymesi gerekir. Kış veya hava serin ise kaputu da omuza alarak öyle gitmeli, don ve gömlek ile koğuş kapısından dışarı çıkanlar ise ceza alır. Efrat, koğuş içerisinde çamaşır kurutamaz, bunun hastalığa yol açmakta olduğu belirtilmiştir. Asker aldığı bir yiyeceği ya bakkal dükkanında oturup yiyecek veyahut koğuşuna getirip orada yiyecektir. Sokakta ve koğuş haricinde bir yerde bir şey yemek yasaktır. Koğuşa bir zabit veya başçavuş gelirse ne yapılmalıdır? Öncelikle gören dikkat komutunu verir, koğuşta bulunanlar ayağa kalkar ve sigara içmekte bulunanlar sigarayı avuçları içine alarak hazır ol vaziyeti alırlar. Eğer o esnada çalışan varsa işlerini ellerinden bırakmayarak işlerinde olduğu halde yan tarafa sarkıtarak veyahut önünde tutarak yalnız ayakları ve vücutlarıyla hazır ol vaziyeti alırlar. İçlerinden en kıdemlisi gelen üst rütbeli kişi karşısına geçerek koğuşun numarasını ve kaç kişi ikamet ettiğini ve kimlerin mevcut ve namevcut olduklarını haber verir. Giderken ise en kıdemli kapıya kadar arkasından gider ve kapıya en yakın bulunan neferde kapıyı açar.

Beden Sağlığı ve Temizlik

Efradın temizliği hem kendi sağlığı hem de diğer askerlerin sağlığı için çok önemlidir. Vücudun temiz olması insanın hasta olmamasına yardımcı olmaktadır. Neferat sabah ilk kalktığında elini, yüzünü, ağzını, burnunu, boynunu ve kulaklarının içini, dışını sabunla yıkayarak temizler ve bundan sonra Müslümanlar abdest alır. Ağız temizliği ise ya misvak ya fırça ile yapılmalı, askerin saçları ise ya bölük berberine ya da bölük komutanı tarafından tayin edilen berbere en fazla üç-dört haftada, iki veya üç numara kestirilmelidir. Tıraş ise en fazla üç günde bir mutlaka olunmalıdır. Nizam karakoluna girileceği vakit, bilumum teftişlerde ve izinli gidileceği ve bir memuriyetle üst rütbeli bir kişinin huzuruna çıkılacağı zaman herkes iki tıraş olmalıdır. Kışın on beş günde bir yazın ise haftada bir hamama gidilmeli aynı zamanda haftada bir defa çamaşır değiştirmelidir. Eğer elde ufak yara ve kabuk olmuşsa derhal doktora gidilmelidir. Aksi halde yaraya pislik girerek kangren olur. Bütün vücuda sirayet ederse insanın ölümüne sebep olur. Veyahut günlerce ağrı çekilir, ameliyat yapılmak zorunda kalınır. Ayrıca dişi veya kulağı ağrıdığı için boynu ve çeneyi sarıp gezmek yasaktır ve çok ayıptır.

Elbise ve Teçhizatın Bakımı, Korunması ve İcra Edilmesi

Askerin elbisesi asla yırtık veya sökük olmamalı ve kendisi dikmelidir. Eğer kendisinin kapatamayacağı büyük bir yırtık varsa manga kumandanına haber vermelidir. Elbiselerin temizliği ise ıslanmış veya terden ıslanmış ise önce kurutulmalı daha sonra bir kamçı yardımıyla tozu silkilmelidir. Bundan sonra fırçayla tozlar süpürmeli en sonunda ise varsa lekeleri çıkartılmalıdır. Pantolonları ise iki bacağı üst üste getirerek karşılıklı tutulur ve boş kalan ellerle kamçılanır. Alt-üst edilerek toz çıkarılır. Peki elbiselerin tozu silkilmezse ne olur? Toz elbiseyi yer ve elbise çok çabuk eskir, her zaman renksiz gözükür. Var olan lekeler çamur ve toz lekesi ise kumaş birbiri üstüne sürtülerek ve sonra fırçalanarak çıkarılır. Yağ lekesi ise sabunlu suyla silinmelidir. Çıkmazsa kaynar sabunlu suya lekeli parçayı sokarak bir müddet tutmalıdır. Son olarak sair lekelerde leke sabunu kullanarak tecrübe edilmeli yine çıkmazsa benzin ile silinmelidir. Elbiseleri temiz tutmak için altı-yedi haftada bir tekmil elbiseyi sabunlu sıcak su ve ıslak bez ile güzelce silmelidir. Fotinler ise eğer çamurluysa bir tahta parçası yardımıyla çamurları alınmalı daha sonra ıslak bez ile silinmelidir. Son olarak boya sürülerek güzelce dağıtılıp, parlatılır. Fotinler haftada bir kere yağlanmalıdır. Eğer yağmur veya kar suyuyla ıslandıysa hemen sonrasında her seferinde yağlanmalıdır. Fotinlerin yağlanması derinin yumuşaması ve ayağı sıkmaması için önemlidir. Böylelikle fotinler uzun süre dayanıklı olacak yağmur ve kar suyu geçirmeyecektir. Karavana veya yemek kapları ise sabunlu suyla güzelce yıkanmalı ve hiçbir şekilde kokmamalıdır. Meşin parçalar, palaska ve fişenklikler ise bir bez ile tozları alındıktan sonra meşin parçalarını temizlemeye mahsus yağdan bir beze az miktarda gayet ince sürerek yumuşak bir bezle parlatılmalıdır. Temizlik yaparken en dikkat edilmesi gereken eşyalardan biri kalpaktır. Tüylü yerlerine hafif hafif vurularak tozunu çıkarmalı katiyen fırça sürülmemeli, bir bez ile tüylü yerlerini silmeli, tepesindeki tozu hafif hafif vurularak çıkarıldıktan sonra fırça ile süpürmeli fakat tüylü kısımlara fırçanın dokunmaması pek ziyade dikkat edilmelidir. Çünkü tüyler dağılır. Diğer bir önemli eşya ise keten elbiselerdir. Katiyen sodalı veya kolalı suda ve fırça ile yıkanmamalı, sıcak sabunlu suda yıkanmalı ve kurutulduktan sonra ütülenmelidir. Temizlenme sonrası önemli bir husus ise efradın elbise ve teçhizatının kaybolması ve birbirine karışması durumudur. Bu tür sorunlar yaşanmaması için isimlerini ufak bir bez parçasına yazarak elbisenin görünmeyecek kısmına dikilmesi ve teçhizatın ise kafasının büyük tarafından damgalanması önerilmiştir. Buna göre asker kendi elbisesini ve teçhizatını arkadaşıyla değişemez. Eğer kendi dikkatsizliği yüzünden kaybetmişse parasını verir veya dikkatsizliğinden dolayı ceza görür. Bir şekilde haber vermemezlik yaparsa yoklamada belli olacaktır.

            Hizmet Dahilinde ve Haricinde Elbise

            Askerin hem hizmet esnasında giyeceği hem de hizmet dışı giyeceği elbisesi bulunmaktadır. Bu durum askerliğin temizliği ve intizamı sevdiğine, hüsnü tabiyat sahibi olduğuna ve insanlığını hüsnü ettirdiğine delalet eder. Buna göre ceketi nerede olursa olsun daima düğmeleri ilikli ve yakasının kopçaları kopçalanmış olmalıdır. Yakalık ise üç milimetre yüksekliğinde her tarafından (daire-i medar) müsavenen gözükmelidir. Pantolon güzelce yukarı çekilmiş bacak arası ve vücuda hafifçe yapışmış ve askıyla omuzlara asılmış olmalıdır. Pantolonun paçaları fotinin öncesinin üst kenarıyla bir hizada bulunmalıdır. Fes veya kalpak sağa, sola yatmış olmayıp düz giyilmeli ve kaşlar ile kulakların bir parmak üzerinde bulunmalıdır. Palaska, arkada çanta olmadığı zaman iki parmak girecek kadar sıkı olmalı ve sol taraf kasaturanın ağırlığı ile sarkmış olmamalı ve tokası tam ortada ve gömlek üzerinde bulunmalıdır. Eğer palaskayla beraber ceket giyinilmişse buruşuk kısmı ceketin arkasında toplanmalı önde ve ileride buruşuk bulunmamalıdır. Eğer kaputla birlikte palaska varsa kaputun üzerinden bağlanır. Palaska kayışı yatağından birinci ikinci düğmeleri arasından toka düğmesinin üzerinde bulunmalıdır. Asker diğer eşyalarında özenli olacağı gibi kesik ayakkabı veya terlikle gezemez. Daima fotinlerini giyecektir. Yalnız gece yatarken koğuşta terlik kullanabilir. Fakat koğuş kapısından dışarı terlik ile çıkılamaz. Çarık ise şehir haricinde giyebilir ancak çarık giymesi için ayrıca emir alınması gerekmektedir. Ayrıca pantolonun paçasını çorabının içine sokarak gezemez. Herhangi bir durumda hangi elbise emir olunmuşsa onu giymesi mecburidir. Gece veya gündüz silah başına ediliyorsa tekmil teçhizatıyla seferi halde bölüğün tecemmu mahalinde bulunulur. Şunu da eklemek gerekir ki yine de asker kendi parasıyla elbise yaptırabilir. Yalnız yüzbaşısından müsaide almak şartıyla ve bölük kumandanına gösterilip izin alınması gerekmektedir. Kumaş biçimi bölük tarafından verilen elbise gibi olmalıdır. Ancak sivil elbise yaptırıp gezemezler ve çok ağır cezası vardır. İzne giderken temiz ceket ve pantolon, dolak, fotin, kalpak ve fişenkliksiz palaska ma-kasatura bulunmalıdır. Seferi teçhizat elbise ise şu şekildedir; ceket, pantolon, hâkî fes, çanta ve teferruatı, kaput, ekmek torbası, matara, fişenklikli palaska veyahut istihkamı. Teçhizatlı elbise kalpakla beraber resmi geçit esnasında giyilmelidir.

            Çantanın Yerleştirilip Bağlanması ve Vücuda Ayarlanması

            Askerin çantasının yerleşimi yorulmaması ve rahat ettirmesi açısından önem arz etmektedir. Buna göre; don, gömlek, dolak, çorap, dümdüz arkaya gelecek yüzüne birleştirilir. Fazla kundura veya çarık altları üst tarafa gelecek veçhile çantanın sağ ve sol kenarlarına konur. Yiyecek kurusunu ve konserve varsa ufak torbalar içine konularak çamaşırların üzerine ve çantanın alt tarafına gelecek surette konur. Tüfek temizleme edavatı içine konur. Fırça varsa o da keten elbiselerle kondurularak arasına konur. Daha ne gibi eşya varsa onlarda münasip surette yerleştirilir. İki paket fişenk çantanın koçaklarındaki mahallere birleştirilir. Ve güzelce tokalanır. Hâkî fes üste konur. İç kapakların tokaları güzelce tokalanır. Fakat pek ziyade sıkmamalıdır. Bunun üstüne ve kapağı kalacak şekilde çadır değnekleri ve uçları düz olarak konur. Ve kapak kapandıktan sonra yine tokalanır. Kayışların uçları mümkün olduğu kadar sarkmayacak şekilde tertip olunur. Çanta dizilirken en çok katı eşyaların üst ve yan taraflara gelerek vücuda dokunup yürüyüş esnasında neferi yormamasına dikkat edilmelidir. Eğer fazla fişenk varsa çantanın alt tarafına fakat vücuda dokunmayacak şekilde yerleştirilir. Kaputla birlikte çanta takılacaksa eğer öncelikle tersine çevrilir. Yaka tarafından ve atkılarından kırılıp çantanın üzerine bağlanır ve yanlardan uçları fazla gelmeyecek kadar bükülür. Karavana veya yemek kabı eklenecekse çantanın üzerine karşılıklı dört kayış tokalanarak bağlanır. Karavana olursa arka tarafı dışarı gelir. Çanta nizami olarak üst kenarı omuz hizasının beş santimetre kadar altında olmalıdır. Kaput ve çadır varsa çadır bezinin üst kenarı yakının alt kenarıyla bir yüksekliğinde bulunmalıdır. Eğer ki fişenklikler muharebe fişenkiyle dolu olduğu zaman göğüs kayışlarına asılarak ağırlığı omuza verilmeli. Bol ve serbest kalmalıdır.

            Bir Neferin Hakkı

            Tıraş, hamam ve temizlik için lazım olan fırça, iğne gibi şeylerin parası iki kuruş kadar bir para her gün maaşından alınır ve bölükçe satın alınır. Bir nefer bir ay içerisinde ne kullanır?

  Kilo Gram
Ekmek 28 855
Et 7 685
Pirinç 4 497
Yağ 55 687
Tuz 55 655
Soğan 55 655
Sabun 55 90
Odun 61 65

            Nefere bu hesaplama dahilinde her gün 965 gram ekmek verilir. Diğerlerinin de parası hesap edilerek bu parayla bir ay yemek pişirilmektedir. Her günün parası bir aya taksim edilerek her gün için değerlendirme yapılır. Eğer artarsa ertesi gün iyi yemek çıkar ancak yetişmezse bir gün sonra daha ucuz yemek verilerek hesap kapatılır. Ayrıca ay 31 gün olsun veya olmasın 1 gün fazladan hesaplanır. [1]

            Sonuç

            Piyade efrad derslerinden 2 numaralı dersi, askeri kışla ve koğuş hayatına ısındıracak ve disipline sokacak eğitim üzerine yönelik olmuştur. Anlaşılıyor ki muharebe öncesinde verilen bu dersler muharebe sırasında askerin belli bir disiplin çerçevesinde hareket ederek cephede ve cephe gerisinde düzenli bir şekilde hareket edilmesi yönünde fayda sağlamıştır. Özellikle askerlik görevleri bittikten sonra dahi edinmiş oldukları disiplin içerisinde hayatlarına uygulayabilecek ve bu tecrübeyle kendilerini geliştirebileceklerdir. Askerin bilinçli olması ve buna göre hareket edebilmesini sağlayan, askerin en zor şartlarda bile düzeni elden bırakmayıp mücadele edebilmesi savaş döneminde bu gibi eğitim ve derslerin verilmesi savaşın seyrinde ve sonucunda büyük önem arz etmiştir.


[1] Mekteb-i Harbiye Talimi Muallimi Binbaşı Ahmed Ali, Kışla ve Koğuş Hizmetleri, Beden Temizliği ve Sağlığı, Elbise ve Teçhizatın Bakımı, Korunması ve İcra Edilmesi, Sene 1327.

Ayrıca Kontrol Et

PİYADE EFRÂD DERSLERİ. NO. 4 ARAZİNİN TANINMASI VE USUL-İ İSTİFADE

Özet 1909 yılından itibaren Mekteb-i Harbiye Talimi Muallimi Binbaşı Ahmed Ali tarafından 8 derslik piyade …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir