Cumartesi , Eylül 26 2020
Anasayfa / Makale / Çanakkale Kara Muharebeleri Öncesinde Seddülbahir Bölgesinin Savunma Tertibatı

Çanakkale Kara Muharebeleri Öncesinde Seddülbahir Bölgesinin Savunma Tertibatı

Öz

Çanakkale ve Çanakkale Boğazı, bilinen tarihin ilk zamanlarından itibaren oldukça stratejik bir yer olarak karşımıza çıkmaktadır. Boğaz geçişini kontrol altına alan devlet hem stratejik hem de ekonomik anlamda gücü elinde tutmuştur. Böyle bir coğrafya tarih boyunca birçok kez el değiştirmiş ve nihayetinde Orhan Bey zamanında Karesi Beyliği’nin Osmanlı’ya ilhakıyla Çanakkale bölgesi ve boğazı Osmanlı kontrolüne geçmiştir. Çanakkale ve Boğaz’ın Osmanlı kontrolü altına girmesinden sonra bölge çeşitli tarihlerde saldırılara uğramış ve bu saldırılara karşı yine çeşitli tarihlerde bölgeye savunma tahkimatı yapılmıştır. Bu çalışmada Çanakkale Kara Muharebeleri’nin hemen öncesinde Gelibolu Yarımadası’nın en stratejik bölgelerinden biri olan Seddülbahir bölgesinin savunma tertibatı 26. Piyade Alayı özelinde incelenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Çanakkale Kara Muharebeleri, Seddülbahir, Savunma tertibatı.

Giriş

Çanakkale Boğazı’nda ilk ciddi tahkimat II. Mehmed’in saltanatında yapılmıştır. Kilitbahir ve Çimenlik Kalelerinin Boğaz’ın en dar yerine karşılıklı olarak yapılması hem stratejik hem de ekonomik anlamda Osmanlı Devleti’ne katkı sağlamıştır. Takip eden yıllarda özellikle Venedik, Ceneviz ve Britanya Krallığı’nın akınlarına karşı IV. Mehmed, III. Selim, II. Mahmud, Sultan Abdülmecid, Sultan Abdülhamid ve V. Mehmed dönemlerinde Çanakkale Boğazı tahkim edilmiştir. Kilitbahir ve Çimenlik Kaleleri’nin aynı tarihlerde karşılıklı olarak Boğaz’ın en dar noktasına yaptırılmış olması daha o yıllarda bölgenin İstanbul’a yakınlığı sebebiyle stratejik önemini göstermektedir.[1] II. Mehmed devrinden başlamak üzere çeşitli dönemlerde tahkim edilen Boğaz, Balkan Harpleri esnasında da tahkim edilmeye devam edilmiştir. Balkan Harpleri esnasında bölgede Yarımada sahillerinde, Bolayır mevkiinde, Anadolu sahillerinde ve bir de ihtiyatta tutulan grupla toplam dört grup olmak üzere savunma düzeni hazırlanmıştır.[2] 1914 yılına gelindiğinde Avrupa’da büyük bir savaşın başlayacağına dair emarelerin arttığı sırada İstanbul’a giden en kısa yolun savunulması oldukça önemli bir konu haline gelmiştir. Birinci Dünya Harbi, mahiyet olarak dönemin son teknolojilerinin kullanıldığı, deniz, hava ve kara kuvvetlerinin müşterek harekât imkânı bulduğu bir harptir. Buna istinaden Boğaz tahkimatı dönemin modern savaş düzenine uygun olarak mevcut tahkimata eklemeler yapılarak güncellenmiştir. Bu eklemelere ilave olarak bölgedeki askeri birlikler de arttırılmış ve yeni bir savunma planı hazırlanmıştır.[3]

Bu savunma düzeni ilk sınavını 3 Kasım 1914 tarihinde vermiştir. Düşman donanması 3 Kasım sabahı saat 07.10’da beş kruvazör ve dört torpido ile Kumkale ve Seddülbahir’i bombardıman etmiştir. Bu bombardıman yaklaşık 20 dakika kadar sürmüş ve ardından düşman donanması geri çekilmiştir. Bunun üzerine Başkumandanlık Vekaleti’nden alınan emirle Rusya, İngiltere, Fransa, Belçika, Sırbistan, Japonya ve Karadağ ile siyasi münasebetlerin kesildiği ve bu devletlerle harp halinde olunduğu bölgedeki birliklere tebliğ edilmiştir.[4]

Muharebeler Öncesi Seddülbahir Bölgesi’nin Savunulması

Balkan Harbi’nin bitmesiyle bazı birlikler Çanakkale’ye sevk edilmiştir. Bu birliklerden bir tanesi de hem muharebeler öncesi hem de muharebeler esnasında Seddülbahir Bölgesi’ni savunmuş olan 26. Piyade Alayı’dır. Tam tarihi bilinmemekle beraber, 26. Piyade Alayı’nın 1913 yılının ikinci yarısında Çanakkale-Maydos’a geldiği anlaşılmaktadır.[5] Gelibolu’ya gelen 26. Piyade Alayı’nın ilk vazifesi, yarımadanın kıyı gözetleme ve savunmasıdır. Bu bağlamda 26. Piyade Alayı’nın bir bölüğü Seddülbahir’de, bir müfrezesi Kabatepe’de, diğer bir bölüğü Ece Limanı’nda ve kalan kuvvetleri ise Maydos’ta karargâhta konuşlanmıştır.[6] 9. Tümen’e bağlı 26. Piyade Alayı, Çanakkale’ye konuşlandıktan sonra 31 Temmuz 1914 tarihinde öğleden sonra saat 12.15’te seferberlik emri almıştır.[7] Seferberliğin başında 26. Piyade Alayı 3 taburlu ve 25 zabit, 621 nefer, 106 hayvanat mevcutludur. Ancak 1. Tabur’u Basra’dadır.[8] 26. Piyade Alayı’nın bağlı bulunduğu 3. Kolordu, Osmanlı Ordusu’nda seferberliğini en çabuk tamamlayan kolordu olmuştur.[9] Seferberliğini 13 Ağustos 1914 tarihinde tamamlayan 26. Piyade Alayı, 14 Ağustos 1914 tarihinde, 55 zâbit, 4.662 nefer ve 410 hayvanata mevcuduna ulaşmıştır.[10] 26. Piyade Alayı 5 Ağustos 1914 tarihli Başkomutanlık emriyle Çanakkale Müstahkem Mevkii Komutanlığı’nın emrine verilmiştir.[11] 26. Piyade Alayı, Gelibolu Yarımadası’na geldiği zaman Basra’da olan 1. Tabur’u yerine 16 Ağustos 1914’te yeni bir tabur teşkil edilmesi emrini almış ve 27 Ağustos 1914 tarihinde teşkil edilen bu yeni taburla beraber 26. Piyade Alayı cephede üç taburlu olarak vazifeye devam etmiştir.[12] Ağustos ayı içerisinde seferberliğini tamamlayan 26. Piyade Alayı, 13 Eylül 1914 tarihinde emrinde bulunan Bursa Seyyar Jandarma Taburu, Sahra Topçu 9. Alay 3. Dağ Batarya Taburu, bir istihkâm takımı ve bir süvari takımı ile kıyı gözetleme ve savunma vazifesine devam etmiştir.[13] Gelibolu Yarımadası’na geldiği tarihte bir bölüğü ile Seddülbahir bölgesinde vazifelendirilmiş olan 26. Piyade Alayı, 3 Ekim 1914 tarihinde Müstahkem Mevki Kumandanlığı’nın emriyle bölgeyi bir taburu ile takviye etmiştir. 4 Ekim 1914’te, bir gün önce Seddülbahir bölgesinin savunmasına tayin edilen 26. Piyade Alayı’nın 3. Tabur’u emrine 8. Dağ Bataryası ve Alçıtepe’de 10,5 cm’lik bir obüs bataryası verilmiştir. 3. Tabur’un sorumluluk sahası bu tarihte Helles Burnu’ndan Sarıtepe civarına kadar olan bölgedir. 13 Kasım 1914’te Kirte ve civarında bulunan 26. Piyade Alayı’nın tüm kuvvetlerinin komutası Alay Komutanı Binbaşı Kadri Bey’e verilmiştir. Bursa Seyyar Jandarma Taburu’nun bölgeden ayrılması üzerine yeni tertibata göre Zığındere ve Sarıtepe 3. Tabur tarafından, Kumtepe 2. Tabur tarafından teslim alınmış ve Kumtepe’ye üç mangalık bir küçük zabit müfrezesi gönderilmiştir.[14]

25 Şubat’ta harp harekâtı olarak 19. Tümen’e bağlanan 26. Piyade Alayı, Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal’in 26 Şubat 1915 tarihli yeni savunma tertibatını bildirdiği emir gereğince; bir taburu, bir sahra bataryası ve bir makinalı tüfek takımı Kirte’de, beş bölüğü ve iki obüs bataryası Tekke ve Morto Koyları arasında, üç obüs bataryası Domuzdere’nin kuzeyindeki tepe gerisinde, iki bölüğü Kumtepe’de, bir sahra top bataryası Çifteçamlar Tepesi’nde, bir bölüğü Sarıtepe ve Zığındere’de konuşlanmıştır.[15] 25 Şubat’taki keşif çıkarmasının ardından 3 Mart 1915’te dört İngiliz zırhlısının bombardımanını müteakiben yine küçük bir İngiliz birliği Seddülbahir bölgesinde karaya çıkmış ancak şiddetli Türk mukavemeti neticesinde geri çekilmek zorunda kalmıştır. Bu harekâtta 26. Piyade Alayı’nın 4 neferi şehit olurken 14 tanesi de yaralanmıştır. Bu tarihte 26. Piyade Alayı, 9. Tümen bünyesinde kıyı savunma vazifesiyle Seddülbahir bölgesinde bulunmaktadır. 3. Tabur, Morto-Tekke Koyu-Harapkale hattında, 4. Tabur, Kumtepe, Sarıtepe, Zığındere hattında konuşlu iken 2. Tabur Sarafim’de ihtiyat durumundadır.[16]

Tüm bu keşif bombardımanı ve çıkarmalarını müteakiben Birleşik Filo’nun asıl harekâtı 18 Mart 1915’te sabah saatlerinde başlamıştır. Aynı gün içerisinde Mustafa Kemal Bey, Cevad Paşa ile birlikte Kirte Köyü’ne hareket etmiş ve 18 Mart günü yapılabilecek düşmanın olası çıkarma harekâtına karşı Yarbay Mustafa Kemal Bey, 26. Piyade Alayı Komutanı Binbaşı Kadri Bey’e şifahen uyanık bulunmaları emrini vermiştir.[17] Bulunduğu mevki bakımından Boğaz’a hâkim bir bölgede konuşlanan 26. Piyade Alayı’nın 19. Tümen Komutanlığı’na gönderdiği gözetleme raporunda, 18 Mart günü boğazdan giriş ve çıkış yapan gemilerin sistemleri ve sayıları, Alay Komutanı Binbaşı Kadri Bey tarafından raporlanmıştır.[18] 18 Mart günü yaklaşık 7 saat süren büyük deniz harekâtı sırasında gözetleme vazifesinin yanında 26. Piyade Alayı, karaya çıkan muhtelif keşif çıkarmalarına karşı da müttefik kuvvetleri geri çekilmeye mecbur bırakmıştır.[19] 18 Mart 1915 tarihinde Seddülbahir bölgesi ve iç tabyaların ağır bombardımanı neticesinde yıpranan 26. Piyade Alayı’nın birlikleri, 21/22 Mart 1915’te Seddülbahir bölgesindeki görevini 77. Alay’a teslim etme ve Maydos’taki karargâha çekilme emri almış ve 23 Mart sabahı Maydos’a ulaşmıştır.[20] Ancak hemen ertesi gün 24 Mart 1915’te müttefiklerin bir kara harekâtı için hazırlık içerisinde bulunduğunun istihbaratı alınınca Çanakkale Cephesi’nde derhal Anadolu ve Rumeli olmak üzere iki ana savunma mıntıkası oluşturulmuş ve Rumeli Mıntıkası Komutanlığı’na 9. Tümen Komutanı Albay Halil Sami Bey getirilmiştir. Rumeli Mıntıkası’na yapılacak herhangi bir çıkartma harekâtını savunma vazifesi, 9. Tümen birlikleri ve Bursa Seyyar Jandarma Taburu’na verilmiştir.[21] Bu emirle birlikte 26. Piyade Alayı da Seddülbahir bölgesindeki eski vaziyetini almıştır. 24 Mart 1915’te Anadolu yakasından Maydos’a gelen 25. Piyade Alayı, 28 Mart 1915’te 26. Piyade Alayı’nın işgal ettiği mevzileri ve vazifeyi teslim alması emrini almıştır.[22] 28 Mart’ta aldığı emirle mevzileri teslim alan 25. Piyade Alayı bölgeyi yapılacak olan amfibi harekâta karşı tahkim etmeye başlamıştır. Bu sırada 26. Piyade Alayı Seddülbahir mıntıkası ihtiyatı olarak Sarafim Çiftliği’ne konuşlanmıştır. 26. Piyade Alayı 21/22 Nisan 1915 tarihine kadar bu bölgede ihtiyatta kalmıştır.[23]

Sonuç

II. Mehmed devrinden itibaren ciddi tahkimat yapılmaya başlanan Çanakkale bölgesi ve Boğazı, Birinci Dünya Harbi’ne kadar çeşitli dönemlerde tahkim edilmeye devam edilmiştir. Çanakkale Boğazı ve çevresine bu denli tahkimatın yığılması şüphesiz ki bölgenin İstanbul’un anahtarı olmasıdır. Çanakkale Boğazı’nın geçilmesinin Osmanlı Devleti’nin sonu olacağının bilinci her dönem yöneticilerinde vardır. Bu sebeple Birinci Dünya Harbi’ne girildiğinde tahkimat açısından Çanakkale Boğazı en iyi şekilde hazırlanmıştır. Yapılan tahkimatın yanı sıra bölge taze birliklerle takviye edilmiştir. Bu birliklerden biri 26. Piyade Alayı’dır. Balkan Harbi’nden sonra Çanakkale bölgesine sevk edilen alay, muharebeler de dahil olmak üzere yaklaşık bir buçuk yıl Seddülbahir Bölgesi’ni savunmakla vazifelendirilmiştir. 28 Mart 1915 tarihinde ihtiyata alınma emri geldiğinde Seddülbahir Bölgesi’ni 25. Piyade Alayı teslim almıştır. Ancak düşmanın bir çıkarma harekâtı yapacağı emareleri artınca çok uzun süredir bölgeyi tahkim eden ve araziyi çok iyi tanıyan 26. Piyade Alayı tekrar Seddülbahir Bölgesi’nin kıyı savunmasına tayin edilmiştir. Nitekim 25 Nisan 1915 tarihinde başlayan müttefiklerin çıkarma harekâtına karşı 3. Tabur’uyla 26. Piyade Alayı adını tarihe yazdıracak bir savunma yapmıştır. Bu başarının altında bölgeyi çok uzun süredir tahkim etmesi ve araziyi çok iyi bilmesi yatmaktadır. 22 Nisan günü 25. Piyade Alayı’nın ihtiyata alınıp 26. Piyade Alayı’nın tekrar savunma vazifesine memur edilmesi şüphesiz ki 9. Piyade Tümeni Komutanı Albay Halil Sami Bey’in en kritik emirlerinden biridir.

Ek-1

Çıkarmaya müsait kıyılar mavi çizgiyle işaretlenmişken müsait olmayan kıyılar kırmızı çizgi ile işaretlenmiştir.

Kaynakça

AKBAY, Cemal, Osmanlı İmparatorluğu’nun Siyasi ve Askeri Hazırlıkları ile Harbe Girişi, Gn. Kur. Yayınevi, Ankara 2014.

ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 6-3459, Dos: 7, Fih: 1-15.

ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 6-9565, Dos: H-4, Fih: 1-18.

ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 7-5025, Dos: 27, Fih: 1-10.

ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 7-5025, Dos: 27, Fih: 1-11.

ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 7-5025, Dos: 27, Fih: 1-37.

ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 7-5025, Dos: 27, Fih: 1-8.

ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 7-9746, Dos: H-1-65, Fih: 1-6.

ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 7-9746, Dos: H-3-65, Fih: 1-23.

ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 7-9746, Dos: H-3-65, Fih: 1-25.

ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 7-9746, Dos: H-4-65, Fih: 1-9.

ATATÜRK, Mustafa Kemal, Anafartalar Muharebâtı’na Ait Tarihçe, TTK Basımevi, Ankara 1990.

BAŞTEPE, Hamdi, 26. Piyade Alayı Tarihçesi, [y.y.] , 1937.

ERICKSON, Edward J., Gelibolu Osmanlı Harekâtı, Türkiye İş Bankası Yayınları, İstanbul 2012.

Esad Paşa, Çanakkale Hatıraları, Cilt I.

EYİCE, Semavi, “Kilitbahir Kalesi”, TDV İslam Ansiklopedisi, c. 26, Ankara 2002.

Genelkurmay Başkanlığı, 19. Tümen Harp Cerideleri, Cilt I, Gn. Kr. Basımevi, Ankara 2017.

Genelkurmay Başkanlığı, Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale Cephesi, V. Kitap, Cilt I, Gn. Kr. Basımevi, Ankara 2012.

KARATAŞ, Murat, Haritalarla Çanakkale Savaşları Gelibolu Yarımadası Kuzey Bölgesi Kara Muharebeleri, Nobel Yayınevi, Ankara 2007.

MARTI, Metin, Çanakkale Hatıraları, Cilt III, Bayrak Matbaası, İstanbul 2005.

SAYILIR, Burhan, Murat KARATAŞ, Barış BORLAT, Çanakkale Muharebeleri’nde Zâbitân İzlenimleri, Üsküdar Belediyesi Yayınları, İstanbul 2017.


[1] Evliya Çelebi, İstanbul’un fethinden hemen sonra yapıldığı tahmin edilen kalelerin fetihten önce 856’da (1452) inşa edildiğini belirtir. Dönemin tarihçilerinden Tursun Bey, İstanbul’un fethinin ardından boğazın en dar yerinde Eceovası denilen mevkide karşılıklı iki kale yapıldığını, birine Kilîdü’l-bahr, diğerine Sultâniye adının verildiğini ve bu kalelere toplar konulduğunu yazar. Kritovulos ise (Kiritoboulos) 867 (1463) yılı olaylarından bahsederken Gelibolu ve Bolayır valisi ve donanma kumandanı Yâkub Bey’in bu kalelerin inşasıyla görevlendirildiğini, 869 (1464-65) yılı olaylarını anlatırken de inşaatın tamamlanmış olduğunu belirtir. Bkz. Semavi EYİCE, “Kilitbahir Kalesi”, TDV İslam Ansiklopedisi, c. 26, Ankara 2002, ss. 22-23.

[2] Edward J. ERICKSON, Gelibolu Osmanlı Harekâtı, Türkiye İş Bankası Yayınları, İstanbul 2012, s. 15.

[3] A.g.e., ss. 22-28. Ayrıca olası bir çıkarma harekâtına karşı karaya çıkmak için elverişli bölgeler bir harita ile birliklere tebliğ edilmiştir. Bölgenin savunma tertibatı da bu tahminler ışığında yoğunlaştırılmıştır. Bkz. EK-1.

[4] ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 6-3459, Dos: 7, Fih: 1-15.

[5] 26. Piyade Alayı’nın Çanakkale’ye geldiği tarih tam olarak bilinmemektedir. ATASE Arşivi’nde bulunan 26. Piyade Alayı’nın tarihçesine göre alay, 1912 yılında Maydos’ta bulunmaktadır. Ancak bu tarih 26. Piyade Alayı’nın Balkan Harbi’nde görev yaptığı göz önüne alındığında yanlış olarak yazılmıştır. Bkz.  ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 7-5025, Dos: 27, Fih: 1-37. 26. Piyade Alayı 4. Bölük Komutanlığı yapmış olan Önyüzbaşı Hamdi Baştepe’nin 1937 yılında yayımladığı 26. Piyade Alayı’nın Tarihçesi adlı eserde alayın 7 Ağustos 1913 tarihine kadar Kırklareli’nin Osmancık Köyü’nde kaldığı belirtilmiştir. Bkz. Hamdi BAŞTEPE, 26. Piyade Alayı Tarihçesi, [y. y] 1937, s. 6. Genelkurmay Başkanlığı, Birinci Dünya Savaşı’ında Çanakkale Cephesi V. Cilt I. adlı eserde, 26. Piyade Alayı’nın, 31 Temmuz 1914 tarihli kuruluşta 27. Piyade Alayı ile birlikte Gelibolu’da olduğu belirtilmiştir. Bkz. Genelkurmay Başkanlığı, Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale Cephesi, V. Kitap, Cilt I, Gn. Kr. Basımevi, Ankara 2012, s. 19. Tüm kaynaklar ışığında 26. Piyade Alayı’nın Edirne’nin geri alınmasında görev yaptığını düşünürsek, Edirne’nin geri alındığı tarih olan 21 Temmuz 1913 tarihinden sonra 1913 yılının ikinci yarısında Gelibolu Yarımadası’na gelmiş olması muhtemeldir.

[6] ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 7-5025, Dos: 27, Fih: 1-7. Ayrıca bkz. Esad Paşa, Çanakkale Hatıraları, Cilt IV, s. 13.

[7] ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 7-9746, Dos: H-1-65, Fih: 1. Ayrıca bu seferberlik emriyle beraber kıyıya yapılacak bir düşman çıkarmasına karşı her an teyakkuzda bulunulması emri gelmiştir. Seferberliğin ilanından önce dahi kıyı gözetleme ve savunmasına dikkat edilmiştir.

[8] ATASE Arşivi, Kol: Kol: BDH, Kls: 7-9746, Dos: H-1-65, Fih: 1; ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 7-5025, Dos: 27, Fih: 1-7. Ayrıca 26. Piyade Alayı’nın 1. Taburu, alay ile birlikte Gelibolu’da bulunduktan sonra 23 Kânun-ı Sânî 1329 [5 Şubat 1914] tarihinde gelen emirle Basra’ya sevkedilmek üzere Gelibolu’dan Saratov Vapuru ile Tekirdağ’a gönderilmiş, oradan da İstanbul ve Basra’ya doğru yola çıkmıştır. Bkz. Esad Paşa, Çanakkale Hatıraları, Cilt I., s. 50. Ayrıca seferberliğin ilanı esnasında 26. Piyade Alayı Ece Ova Şibh-i Cezîresi’nde bulunmaktadır. Komutanı Binbaşı Kadri Bey’dir. Bkz. Burhan SAYILIR, Murat KARATAŞ, Barış BORLAT, Çanakkale Muharebeleri’nde Zâbitân İzlenimleri, Üsküdar Belediyesi Yayınları, İstanbul 2017, s. 61.

[9] Cemal AKBAY, Osmanlı İmparatorluğu’nun Siyasi ve Askeri Hazırlıkları ile Harbe Girişi, Gn. Kur. Yayınevi, Ankara 2014, s. 177.

[10] ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 7-5025, Dos: 27, Fih: 1-37.

[11] Genelkurmay Başkanlığı, Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale Cephesi V. Cilt I, s. 24. Ayrıca bkz. Murat Karataş, Haritalarla Çanakkale Savaşları Gelibolu Yarımadası Kuzey Bölgesi Kara Muharebeleri, Nobel Yayınevi, Ankara 2007, s. 10. Ayrıca bu tarihte Müstahkem Mevkii Kumandanlığı emrinde dört alay mevcuttur. Bu alaylar 25., 26., 27. ve 64. Piyade Alayları’dır. Bkz. SAYILIR, KARATAŞ, BORLAT, a.g.e., s. 135.

[12] ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 7-9746, Dos: H-1-65, Fih: 1-6; Genelkurmay Başkanlığı, a.g.e., s. 49.

[13] ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 7-5025, Dos: 27, Fih: 1-8.

[14] A.g.b., Ayrıca 26. Piyade Alayı’nın Seddülbahir Bölgesinde kıyı savunma vazifesiyle bulunduğu 29 Aralık 1914 tarihinde düşmanın Morto Limanı’na 3 asker çıkardığı ancak hemen müdahale edilip geri atıldığı raporu 3. Tabur Komutanı Binbaşı Mahmut Sabri Bey tarafından bildirilmiştir. Bkz. Genelkurmay Başkanlığı, 19. Tümen Harp Cerideleri, Cilt I, Gn. Kr. Basımevi, Ankara 2017, s. 111. Belge No: ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 6-9565, Dos: H-2, Fih: 1-7.

[15] 26. Piyade Alayı bu tarihte bünyesindeki diğer birliklerle beraber Sol Yan Müfreze Komutanlığı’nı teşkil etmektedir. Sol Yan Müfreze Komutanı, 26. Piyade Alayı Komutanı Binbaşı Kadri’dir. Bkz. ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 7-5025, Dos: 27, Fih: 1-10.

[16] A.g.b.

[17] Mustafa Kemal [ATATÜRK], Anafartalar Muharebâtı’na Ait Tarihçe, TTK Basımevi, Ankara 1990, s. XII. Ayrıca Bkz. Metin MARTI, Çanakkale Hatıraları, Cilt III, Bayrak Matbaası, İstanbul 2005, s. 19;

[18] ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 7-5025, Dos: 27, Fih: 1-11.

[19] A.g.b.

[20] ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 7-9746, Dos: H-3-65, Fih: 1-23.

[21] ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 7-9746, Dos: H-3-65, Fih: 1-25.

[22] ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 7-9746, Dos: H-4-65, Fih: 1-9. Bu değişimin hemen öncesinde Ertuğrul Tabyası’nda görev yapmakta olan 3. Tabur 9. Bölüğe mensub Edremitli Osman oğlu Mehmed zırhlı kule yapımı esnasında çukura düşerek bu çukura dolan su sebebiyle boğularak şehit olmuştur. Bkz. Genelkurmay Başkanlığı, 19. Tümen Harp Cerideleri, Cilt I, s. 255. Belge No: ATASE Arşivi, Kol: BDH, Kls: 6-9565, Dos: H-4, Fih: 1-18.

[23] Baştepe, a.g.e., s. 8.

Ayrıca Kontrol Et

Mevzi- Muharebeleri Hakkında Sunuf-u Muhtelifeye Mahsus Talimatname

Birinci Kısım Mevzi İnşası Giriş “Mevzi Muharebeleri Hakkında Sunuf-u Muhtelife’ye Mahsus Talimatname” adıyla yayınlanan bu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir