Cuma , Temmuz 3 2020
Anasayfa / Makale / Liman von Sanders Paşa’nın Çanakkale Cephesi’ne Gelişi ve Gelibolu’daki Karargâhı İçin İkametgâh Tahsisi

Liman von Sanders Paşa’nın Çanakkale Cephesi’ne Gelişi ve Gelibolu’daki Karargâhı İçin İkametgâh Tahsisi

            Emir ve komutam altında Osmanlı İmparatorluğu’nun menfaati uğrunda ifa ettikleri hizmetlerden dolayı bütün subay, memur ve erlere kalpten teşekkürlerimi sunarım.”

Otto Liman von Sanders

Özet

            20. yüzyılın ilk çeyreğinde Avrupalı devletler arasında oluşmaya başlayan kutuplaşmalar Avrupa anakarasında büyük çatışmaları doğurmuş; bu çatışmalar daha sonra çeşitli kıtalara yayılarak yeni cephelerin açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu doğrultuda Doğu Cephesi de önemi itibariyle Cihan Harbi’nde oldukça ses getirmiştir. Osmanlı Devleti’nin stratejik ve jeopolitik konumu sebebiyle Batı Cephesi’nin kaderini tayin edeceğine yönelik İtilaf ve İttifak Devletleri üyelerindeki ortak görüşler, Doğu Cephesi’ndeki beklentiyi arttırmış; bu durum muharebelerin gölgesinde yeni müttefikliklerin kurulmasına yol açmıştır.

             Osmanlı Devleti, kaybettiği Balkan topraklarını geri alabilmek ve muharebeler sebebiyle iki gruba ayrılan batı dünyasında kendisine yer bulabilmek amacıyla Cihan Harbi’ne katılmak istemiş; yaşanan problemlerin çözümlenmesi için müttefik arayışında bulunmuştur. Kapısı ilk çalınan ülkeler arasında yer alan İngiltere, Fransa, Rusya, Yunanistan ve Bulgaristan her defasında farklı bahaneler öne sürerek olumsuz cevaplar verir iken; bu durum yeni gelişmelere haberci olmuştur. Zira, Cihan Harbi’ne katılan devletlerin kuracakları bu ortaklıklar menfaatlerini korumak ve yeni emellere ulaşmak için güvenilir yol arkadaşlığı olarak değerlendirilmiştir. Özellikle İngiltere’nin son dönemlerde kurduğu baskıcı ve otoriter davranışlar Türk asker ve siyasetçilerini Almanya ile ittifak kurmaya iten sebepler arasında görülmüştür. En nihayetinde Osmanlı Devleti, kara ordularını revize etmek için Almanya’dan gelen ıslah heyetinin de etkisinde kalarak İttifak Bloğunun kurucusu pozisyonundaki Almanya ile 27 Temmuz 1914’te masaya oturmuştur. Bu görüşmelerin her iki taraf için de olumlu geçmesi sonucunda 2 Ağustos 1914 tarihinde Osmanlı Devleti-Almanya İttifakı başlamıştır.

            Osmanlı Devleti-Almanya müttefikliğinin başlamasıyla birlikte Alman Islah Heyeti’nin görevleri artacak; Liman von Sanders özeline bakıldığında ise 5. Ordu’nun kuruluşu dikkat çekecek ve emir-komuta açısından Çanakkale Muharebeleri yeni gelişmeleri beraberinde getirecektir.

            Anahtar Kelimeler: Cihan Harbi, Çanakkale Muharebeleri, Osmanlı Devleti, Almanya

Otto Liman von Sanders ve Alman Islah Heyeti Başkanlığı Görevi ile Türkiye’ye Gelişi

            Soğuk ve sert imajıyla tanınan Liman von Sanders, 17 Şubat 1855 tarihinde günümüzde Polonya sınırları içinde bulunan Stolp kasabasında doğmuş; 22 Ağustos 1929 tarihinde Almanya’nın Münih kentinde ölmüştür. 1874 yılından itibaren yaşamını Almanya (Prusya) ordusunun içinde geçiren Liman von Sanders’in Türk topraklarıyla tanışması Balkan Savaşları’nın hemen ardından; Alman Askeri Islah Heyeti’nin başkanlığını kabul etmesiyle başlamıştır. Osmanlı Devleti’nin kara ordusunu revizyona uğratma görevine getirilmeden önce Kassel’de bulunan 22. Tümen Komutanlığı’nı yapan Sanders, yaşamı boyunca aldığı disiplinden ödün vermeyeceğini: “Benden önceki Alman ıslahatçılarının raporlarını okumuştum. Onlar hep Türk ordusunda şiddetli bir etki yapmanın zorluğundan şikâyet ediyorlardı. Diğer kaynaklardan da işittiğime göre Türk ordusunda şimdiye kadar hep haddinden fazla nazariyata ve çok az tatbikata önem verilmekteymiş. Kararlarımı verirken bakış açımı yalnız Alman usullerine dayandırıyor talim ve terbiyede bizzat etkili olmayı en seri ilerlemeye yeterli görüyordum”[1]cümleleriyle belirtmiştir. Sanders, görevde bulunduğu müddet zarfında ise Türk gelenek ve göreneklerine yakınlık göstermekte zorluk yaşadığını hissettirecek ve bu davranışları daha sonra Çanakkale Cephesi’ndeki ikili ilişkilerinde de görülecektir.[2]

            19. yüzyılın son çeyreği Osmanlı Devleti ile Almanya (1888-1918) yakınlaşmasının temellerinin atıldığı ve 1918 yılına dek kesintisiz devam edecek ilişkiler sürecinin başlangıcı olarak görülmektedir. Alman İmparatoru II. Wilhelm, selefi Bismarck’ın politikalarının aksine dünyada söz sahibi olabilmek için hamleler de bulunmaktadır. Bu doğrultu da güçlü devlet yaratmanın ilk adımlarını ülke topraklarını genişleterek ve bilhassa İngiltere’nin önünü kesecek yollar izleyerek gerçekleştirme peşindedir. Zira, Almanya 1881 yılında milli birliğini tamamlamış ve sanayisini geliştirmeye başlamıştır. Avrupalı güçlü devletler ligine katılan Almanya, Avrupa topraklarından ziyade yönünü doğuya çevirmiş ve “Şark Meselesi” olarak bilinen paylaşıma kendi nüfuz politikalarıyla dahil olmaya başlamıştır.[3] Osmanlı Devleti’ne bakıldığında ise, Kırım Savaşı sonrası İngiltere ile hareket etmekte zorluk yaşanmakta; kendi sisteminin içinde bulunduğu siyasi, askeri, ekonomik ve sosyal çıkmazlara karşı yeni tedbirler arayışında bulunmaktadır. Bu durumun farkında olan Almanya ise, Osmanlı Devleti’ni kendi yanına çekmek için ekonomik ve askeri destekler sunma yoluna gitmeye başlamıştır.[4]

            Osmanlı Devleti ve Almanya yakınlaşmalarının karşılıklı başladığı ve iyi seyir izlediği 19. yüzyılın son çeyreğinden itibaren artık son derece huzursuz kutuplaşmaların yaşanacağı ve hizipleşmelerin artacağı yeni bir yüzyıla girilmiştir. Bu bağlamda Osmanlı Devleti’nin çözülmeye başlayacağı 20. yüzyılın ilk çeyreğindeki son yol arkadaşlığını Almanya sunacak; her iki devlet birbirleriyle menfaatleri ve yeni amaçları doğrultusunda iş birliklerini sıklaştıracaklardır.[5] Tüm bu yaşanan gelişmelerin içinde Almanya başka ülkelerin topraklarında kendi nüfuz politikalarını yürütmeye çalışırken; Osmanlı Devleti yeni yüzyıla iç karışıklıklar ve savaşların gölgesinde girmiştir. Özellikle Jön Türklerin 1908 yılında II. Abdülhamid’i tahttan indirmeleri ve takip eden yıllarda Osmanlı Devleti’nin ilk önce 1911’de Trablusgarp ve Bingazi için İtalya’ya karşı verdiği mücadele ve akabinde 1912-1913 yıllarında yaşanan Balkan Savaşları’ndaki hezimetler; iki ülke arasındaki iş birliğini sonlandırmadığı gibi yeni gelişmeleri beraberinde getirecektir.[6] 

            Liman von Sanders için Türkiye serüveni ise 1913 yılının Aralık ayında başlayacaktır. Balkan Savaşları’nın bitimiyle birlikte Türk topraklarında varlıklarını devam ettiren Alman subaylar son yaşanan mağlubiyet sonrası kendilerini zor durumda bırakmışlar; İngilizlerin Türklere yakınlık göstermemeleri onlara bir şans daha kazandırmıştır. Yaşanan gelişmeler içinde ayrıca Türk-Alman birlikteliğini sağlamlaştıran bir başka detay ise Bağdat Demiryolu ihalesinin Almanya’ya verilmiş olduğudur. Bu proje ile birlikte Alman Askeri Islah Heyeti’nin Türk kara ordusunu eğitecek olması da birlikte ele alınmaktadır. Zira Osmanlı Devleti, yeni yüzyılın son on yılında yaşadığı bunalımları atlatmak için bir kez daha Almanya’ya güven duyduğunu göstermiştir.[7]

            Liman von Sanders, Askeri Islah Heyeti Başkanlığı teklifine dair İstanbul’daki Alman Büyükelçisi Baron Wangenheim’ın telgrafına, şartlarını kabul ettiği cevabını vermiş; İstanbul’da konuyla ilgili işlemler kasım ayında tamamlandıktan sonra Sanders için yola çıkma hazırlığı başlamıştır. Sanders yola çıkışını ve İstanbul’a varışını ise şu şekilde anlatmıştır: “9 Aralık’ta hareketimizden az önce, İmparator beni ve ilk kafile ile gidecek diğer subayları, Potsdam’daki yeni sarayda kabul etti. Kısa bir konuşma yaparak, Alman subaylarının yabancı ülkelerde şeref ve haysiyetlerinin yüksek tutulmasına itina göstermemizi ve sadece askeri görevlerimizle meşgul olmamızı tavsiye etti. 14 Aralık sabahı İstanbul’a vardık. Sirkeci İstasyonunda askeri bando ile İtfaiye Alayının bir merasim bölüğü bizi karşıladı. Bu alay, sonraları Çanakkale Harplerinde seçme bir birlik olarak kendisini gösterecektir. Bizi karşılayanlar arasında birçok yüksek rütbeli Türk subayı ve özellikle çok değerli Harbiye Nazırı İzzet Paşa ve eskiden beri İstanbul’da bulunan Alman subayları vardı.”[8]

            Osmanlı Devleti topraklarına ilk kez giriş yapan Liman von Sanders 1. Ordu Komutanlığı’na atanarak istenilen iyileştirmelerin yapılması için harekete geçmiştir. İstanbul’da geçirdiği kısa süre zarfında ordunun durumu hakkında da ilk olumsuzlukları fark etmiş ve askerlerin genel hali hakkında; “Kolordunun başında bulunduğum birkaç haftalık müddet esnasında birliklerin iç durumlarını görme imkanına kavuştum. Bu durumu iyi bulmamıştım. Bütün subaylarda bir bezginlik havası görülüyordu. Tümen birliklerini teftiş etmiş ve birlikleri çok acınacak bir halde bulmuştum. Subaylar altı ila sekiz aydan beri hiç maaş almamışlar; Aileleriyle birlikte asker karavanasından yemek yemeye mecbur bulunuyorlardı. Erler bir seneden fazla bir zamandan beri aylık yüzü görmemiş, kötü beslenmiş, yırtık pırtık elbiselerle giydirilmişlerdi”[9] yorumunda bulunmuştur. Ekibi ile birlikte Cihan Harbi’nin başlangıcına kadar birçok görevde bulunacak olan Sanders, bu süre içinde Enver Paşa’yla da uyumsuzluklar yaşamış ve bu konu hakkında şu yorumda bulunmuştur: “Askeri hak ve görevlerimin tanınması ve tatbiki konusunda Enver’le benim aramda çok çabuk uyuşmazlıklar çıkmaya başladı. Çünkü ikimizin bakış açısı tamamen bambaşkaydı”[10]

            Liman von Sanders, Osmanlı Ordusu’nun hizmetinde bulunduğu henüz ilk yıllarda Osmanlı Devleti ve Almanya arasında 2 Ağustos 1914 tarihinde bir ittifak antlaşması imzalanmış ve Cihan Harbi Türk topraklarına taşınmıştır. Yaşanan bu gelişmeler içinde Kafkasya ve Süveyş Cephesi’nde ilk çarpışmalar başlamış ve muharebeler Osmanlı Devleti için iyi neticelerle sonuçlanmamıştır.[11] Tüm bu gelişmelerin yanında 1915 yılı içinde Enver Paşa ile Sanders arasında yeni bir gerilim daha yaşanacaktır. Enver Paşa, Erzurum’da bulunan 3.Ordu Komutanlığı’na Sanders’i atamak istemiş ancak kendisinin İstanbul’dan uzaklaştırılmak istendiğini düşünen Sanders, Enver Paşa’nın bu isteğini boşa çıkarmak için Alman Sefareti’ni devreye sokmuştur. En nihayetinde Enver Paşa’nın isteği gerçekleşmemiş ve Liman von Sanders İstanbul’da kalmaya devam etmiştir. Bu bağlamda Alman Askeri Islah Heyeti’nin ve Türk-Alman müttefikliğinin sorumluluğunda 29 Ocak 1915 tarihinde Balıkesir ve Çanakkale bölgesine teftiş amacıyla geziye çıkan Sanders; gelecekte görev yapacağı bölgeye de ilk kez yakınlaşmış olacaktır. Liman von Sanders bu gezisinden edindiği deneyimleri “Enver’in Kafkasya’dan dönüşünden sonra, Anadolu’nun Çanakkale ile İzmir arasındaki sahil savunma tertibatını teftiş etmek için 29 Ocak günü bir geziye çıktım. İlk hedefim Edremit idi. Buraya Balıkesir’den otomobille geldim. Bu vesile ile Anadolu’nun bu dağ yolundan ilk defa otomobil geçmiş oldu. Bu otomobil yolculuğu, derin kayalıklar üzerine pek iptidai biçimde inşa edilmiş köprüler üzerinden yapılıyordu. Yanımdaki uzman İstihkam Binbaşı Effnert, bu köprülerin sahra topçusunun ağırlığını dahi dayanamayacağını bildirdi. Alman istihkam birlikleri bunları sonradan kısmen yeniden inşa ettiler. Teftişten sonra ilk defa bir Türk evinde misafir edildik. Ev sahibi, zengin bir zeytinyağı tüccarı idi. Ev sahibinin oğullarının yemek sırasında sofrada oturmayıp misafirlere hizmet etmelerine çok şaşırdım”[12] ifadeleriyle anlatmıştır.

            Liman von Sanders, gezisini tamamlandıktan sonra İstanbul’a dönmüş ve İtilaf Devletleri Birleşik Filosu’nun Çanakkale Boğazı önlerindeki hareketliliğinin hız kazandığı haberlerini takip etmiştir. Nitekim, boğaz önündeki bu ataklar sonucunda Çanakkale Cephesi farklı bir yöne evrilecek; 18 Mart 1915 tarihinde Birleşik Filo boğazda ağır bir yenilgi alacaktır. Yaşanan bu gelişme ile Çanakkale Cephesi’nde kara muharebeleri hazırlıkları başlayacaktır.

Liman Paşa’nın Gelibolu’ya Gelişi

            Çanakkale, Cihan Harbi’nde Osmanlı Devleti için ne kadar önemli ise müttefik Almanya’nın geleceği içinde oldukça belirleyici role sahip olmuştur. Atılacak her hamlenin merkezinde Osmanlı Devleti ile boğazların bulunması; Alman nüfuz bölgesi için bir o kadar önemli rol oynamıştır. Bölgenin kaybedilmemesi uğruna tüm hazırlıklar bu nokta da Osmanlı Devleti-Almanya iş birliği ile sağlanmak istenmiş ve cephenin kuvvetlendirilmesi için iyi bir savunma oluşturulmaya çalışılmıştır. İtilaf Devletleri’nin hırsla ve inatla saldırılarını engellemek amacıyla yapılan bu hazırlıklara ek olarak yeni bir ordu kurulması gerekliliği de doğmuştur.[13]

Çanakkale Muharebatı’nın bize şanlı safahatını idare eden Beşinci Ordu-yı Hümayun Kumandanı Müşir Liman fon Zanders Paşa ile ol zaman maiyyetlerinde şimdi ordu kumandanları (sağında) Esad Paşa (solunda) Vehib Paşa (Harp Mecmuası,Sayı 13)

            Gelibolu’da 5.Ordu kurulmasına yönelik ilk adım Amiral Souchon’un da isteğiyle 24 Mart 1915 tarihinde Enver Paşa tarafından teklif edilmiştir. Türk Genelkurmayı’nın bu teklife oldukça aceleci ve net bir ifade ile uygun kararı vermesi; ordunun teşkil edilmesini hızlandırmış ve Alman Askeri Islah Heyeti’nin Osmanlı coğrafyasındaki bir başarısı olarak görülmüştür. Ancak 5. Ordu’nun kurulmasına karşı çıkan ve İtilaf Devletleri tarafından gerçekleştirilecek olası bir kara çıkarmasını ön görmeyen Alman subayları da bulunmaktadır. Nitekim, bu subaylar arasında Amiral von Usedom en dikkat çeken isimler arasında yer almıştır.[14]  Liman von Sanders, 24 Mart 1915 günü 5. Ordu’nun teşkili için Enver Paşa ile arasında geçen görüşmeyi şu şekilde anlatmıştır: “24 Mart günü öğleden sonra geç vakit Enver telefon ederek benimle konuşmaya geleceğini bildirdi ve kendisi gelmeden önce büromdan ayrılmamamı rica etti. Az sonra Enver göründü ve gelir gelmez Çanakkale’de teşkile karar verdiği 5. Ordu’nun komutanlığını üzerime alıp alamayacağımı sordu. Derhal müspet cevap verdim ve şunu ilave ettim: Oradaki birlikler derhal takviye edilmelidir, zira artık kaybedecek vakit kalmamıştır.”[15]

            Liman von Sanders’in 5. Ordu Komutanlığı görevini kabul etmesi ile Gelibolu’da karargâh olarak kullanılacak uygun bir binanın arayışına gidilmiştir.[16] Gelibolu’nun küçük bir kasaba olmasından dolayı uygun bina arayışı hızlı bir biçimde sonuçlandırılmak istenmiş ve dönemin konsolosluk binaları incelenmeye başlanmıştır. Kullanıma uygunluğu ile Fransız Konsolosluk binası yapılan görüşmeler dahilinde uygun görülmüş ve hazırlanması için emir beklenmiştir. Ancak yine verilen beyanlar da görüldüğü üzere seçilen binanın her ihtimale karşı beğenilmemesi durumda eş değer özellikler ihtiva eden farklı yapıların da incelenebileceği belirtilmiştir.[17]

            Liman Paşa, 5. Ordu Komutanlığı görevini üzerine aldıktan sonra 25 Mart gecesi İstanbul’dan Gelibolu’daki yeni karargahına yola çıkmıştır. Beraberinde 1.Ordu Komutanlığı yaptığı sırada yanında olan Kurmay Başkanı Kazım Bey ve iki yaveri Süvari Yüzbaşı Prigge ile Süvari Yüzbaşı Karl Mühlmann bulunmaktadır. Geride bıraktığı ekibi ise hemen arkasından Çanakkale Cephesi’ne gelecek ve on ay boyunca İstanbul’a tekrar dönemeyecektir.[18] Bu bağlamda Liman Paşa’nın Gelibolu’daki karargahına varmadan günler öncesindeki bina arayışının mühleti azalmakta ve zamanla yarış içinde konunun sonuçlandırılması beklenmektedir.[19] Nitekim bu durumun çözülmesi için tüm masrafların karşılanacağı[20] beyan edilmiş; Liman von Sanders ve beraberindekilerin Gelibolu’ya vardıklarında ise karargah olarak kullanılacak uygun bir konağın tahsisinin gerçekleştirileceğinde sorun yaşanmayacağı güveni verilmiştir.[21]

            Liman von Sanders göreve getirildikten iki gün sonra 26 Mart 1915 tarihinde Gelibolu’ya varmıştır. Gelibolu’daki ilk günlerini ise hatıratında şu şekilde anlatmaktadır: “26 Mart’ta Gelibolu limanına vardık ve karargâhımızı kurduk. 3. Kolordu Karargâhı da birkaç gün önce buraya gelmişti. Maiyetimdeki birkaç kişi ile birlikte bize gösterilen bir eve yerleştik. Sonradan bu binanın Fransız Konsolosluğu olduğunu öğrendim. Binada yalnız yuvarlak bir masa ve benim her iki odamda birer duvar aynası vardı. Diğer eşya, herhalde biz gelmezden önce çalınmıştı. Yatak ve diğer lüzumlu eşyayı, kaymakam, şehirden tedarik etti. Dört hafta sonra bu evi terkettiğimde, çamaşırlarımın çoğu kaybolmuştu. Sonradan hayretler içinde duydum ki, Rumlar, benim bu evi talan ettiğimi ve eşyaları aldığımı her yana yaymışlar! Çanakkale Harbi’nde yuvarlak bir masa ile iki duvar aynasını yanıma alıp gezdirmekten herhalde daha önemli işlerim vardı.”[22]

            Liman Paşa, Gelibolu’daki karargâhına yerleştikten sonra hızla hareket etmeye başlamış; ilk günlerini “önümüzde iş dolu günler vardı. Birliklerin gruplaşması ile önemli sahil bölgelerinin gözetlenmesi tertiplerini değiştirmek zorundaydım”[23] diyerek anlatmıştır. Bu bağlamda 28 Mart günü hizmetine verilen otomobili ile cephe hattında teftişe çıkacak; tartışmaları beraberinde getirecek Çanakkale Muharebeleri plan değişikliğini başlatacaktır.

İmparator hazretleri refakatlerinde Enver Paşa ile Çanakkale’de Liman-ı Von Sanders ve Cevat Paşaların muhârebe izihâtını dinlerken (Harp Mecmuası, Sayı 22)

Transkripsiyon-1

İmparator                                                                                            Pera, 26 Temmuz 1915

Alman Büyükelçiliği

No. 4395

1 Ek

Acil

            Alman İmparatorluk Büyükelçiliği’nin talimatıyla, Osmanlı İmparatorluk Dışişleri Bakanlığı’na, Ordu Genelkurmay Başkanı General de Falkenhayn’ın, Harbiye Nazırı ve Osmanlı İmparatorluğu Başkumandanvekili Enver Paşa’nın yanı sıra, Beşinci Ordu Komutanı Mareşal Liman von Sanders Paşa’nın gönderdiği bir telgrafın bir kopyasını iletmek için onur duymaktadır.

            Bu telgrafa göre, Majesteleri İmparator ve Kral, Mareşal Liman von Sanders Paşa’yı Alman karargahına, Çanakkale’deki askeri durum hakkında ayrıntılı bilgi vermek için sahadaki Alman ordularının Genelkurmay Başkanına gönderirse, Osmanlı İmparatorluk Hükümetine mecbur kalacaktı. Onun yokluğunda, Mareşal Baron von der Goltz Paşa tarafından değiştirilebilir, Feldmaraşel General, Çanakkale Baş Komutanı olarak ve eğer Osmanlı Hükümeti bu kadar arzulanırsa, İmparatorluk Büyükelçiliği’nin askeri Ataşesi Albay von Lossow, Genelkurmay Başkanı olarak görev yapmak üzere görevlendirilebilir.

            Osmanlı İmparatorluğu Hariciye Nezareti

            Bab-ı Âli

                               

Transkripsiyon-2

TELGRAF

General von Falkenhayn’dan

Türk Hükümetine, Enver Paşa ve General Liman’a:

            Alman saha ordusu şefini Çanakkale Boğazı’ndaki askeri durum hakkında bilgilendirmek için Majesteleri İmparator, Türk Hükümeti’nin General Liman von Sanders’ı Büyük Karargah’a göndermek isteğini minnetle kabul etmektedir. Mareşal Freiherr von der Goltz alanı, Çanakkale Komutanlığı’nda Generali temsil etmek için hazırdır. İstenirse, askeri ataşe Albay von Lossow Genelkurmay Başkanı yardımcı olarak emredilebilir.

Transkripsiyon-3

Sabah

Akşam

15 Mart 331 Keşidesi

15 Mevki müstahkeme vürudu              7,40 8,50            

Dahiliye Nezareti Şifre Kalemi 48 Edirne Vilayeti’nden gelen şifre

            Zeyil 14 Mart 331 Gelibolu’da Liman Paşa Hazretlerine ait ikametgâh meselesinden dolayı mutasarrıflığa ve müşarünileyha yazılan telgrafnameye karşı varid olan cevab sureti zire naklen arz olunur

            Sene 15 Mart 1331

            Vali Adil

Suret

            Telgrafnameyi samilerini Liman Paşa hazretlerine takdim eyledim. Fransız konsoloshanesinin tahsisinden memnun ve başka bir mahale hacet görmeyip zat-ı samilerine teşekküratını arz-a bendenizi memur eyledi.

            Hakkında orada 16

            (Kalem-i mahsus)

        

Transkripsiyon-4

Bab-ı Âli

Dahiliye Nezareti Şifre Kalemi

Müstaaceldir.

14 Mart 331

Keşidesi

14 Mevkii Müstahkeme Vürudu

6,15 7,40

            Edirne Vilayeti’nden Alınan Şifre

            13 Mart 331 Liman Paşa hazretlerine hanesinin tahsisi talep olunan ve hastası bulunan Bandırmalı Kol Ordu Kumandalığı’na müracaat ederek müsaade almış ve Kolordu idaresi ile erkandan birinin ikametgâh ittihaz ettikleri Fransız konsoloshanesinin Paşaya müşarünileyh tahsis edildiğinden yine vakı’a kolordu kumandanı tarafından ifade olunduğu mutasarrıflıktan bildirilmiştir. Ve o hane kolordu karargahının Gelibolu’ya naklinde ümera ve zabitan-ı askeriyenin boş buldukları mefruş hanelere nakl ederek oralardan çıkmak istemelerinden dolayı ikametgâh Zığındereye çekildiği anlaşılıyor ise de müsaade-i vakıanın emr ü rızaları altında cereyan etmiş olacağı tabii olmağla beraber şayed Fransız konsoloshanesinden başka herhangi bir konağın tahliyesini emr buyurdukları takdirde icabı derhal icra olacağı ve bu dairede mutasarrıflığa emr verildiği maruzdur.          

            Fi 14 Mart 331

            Vali Adil

           

Transkripsiyon-5

Başkumandanlık Vekaleti Celilesine

331, 15 Mart

            Erkan-ı Harbiye Riyaseti Birinci Şu’besinin muharrer 13 Mart sene 330 tarihli ve 254 numrolu tezkire-i devletlerine cevabdır. Beşinci Ordu Kumandanı Müşir Liman fon Sanders Paşa hazretlerinin Gelibolu’daki karargahları talep edilen mühimmat derhal tahsisi Edirne Vilayetine tebliğ edilerek cevaben alınan telgrafnamenin sureti leffen savb-ı alilerine takdim olundu ol babda

Vali Adil (İmza)

Hilal Matbaası

Transkripsiyon-6

Dahiliye Nezareti Celilesine

Osmanlı Ordu Hümayunu

Başkumandanlık Vekaleti Erkan-ı Harbiye Riyaseti

Şube 1

Numro 254

            Devletli Efendim Hazretleri

            Beşinci Ordu Kumandanı Müşir Liman fon Sanders Paşa Hazretlerinin Gelibolu’daki karargahları için taleb edilen bir konağın tedarik ve tahsisine mutasarrıf vekili beğ tarafından müşkilat ibraz edildiği mahalli kumandanlığından birleşmekte ve paşayı müşahürileyhin Gelibolu’ya teşrif buyurmuş olmalarına nazaran muvakkaten istenilen ikametgahın derhal tahsiside icab etmekte bulunduğundan taraf-ı nezaretpenahilerinden icab edenlere evamir-i seri’a ita buyrulmasını istirham eylerim ol babda emr-ü ferman hazret-i melehül emrindir.

            Fi 10 Cemaziyel-evvel sene 333 ve 13 Mart 331

            Başkumandan Vekili namına Müsteşar Kazım

Transkripsiyon-7

Edirne Vilayetine (Şifre) 13 Mart 331

Beşinci Ordu Kumandanı Liman Paşa’nın Gelibolu’daki karargahları için istenilen bir konağın tedarik ve tahsisi hususundan Mutasarrıf Vekili tarafından müşkilat gösterildiği ve müşarüllehin Gelibolu’ya teşrif etmesine nazaran muvakkaten talep edilen konağın derhal tahsisi icab edeceği Başkumandanlık Vekaleti celilesinden bildiriliyor. İkametgâhın derhal tahsisi için mutasarrıflığa emr-i kat’inin seri’an i’tası ve keyfiyetin bildirilmesi.

            (ebu?? ‘âli-i nezaretpenahiye arz?? edilmiştir.)

EKLER

EK-1

EK-2

EK-3

EK-4

EK-5

EK-6

EK-7

KAYNAKÇA

BOA, DH.KMS.00031.00030.001

BOA, DH.KMS.00031.00030.002

BOA, DH.KMS.00031.00030.003

BOA, DH.KMS.00031.00030.004

BOA, DH.KMS.00031.00030.005

BOA, HR.SYS.02105.00038.001

BOA, HR.SYS.02105.00038.003

Burhan Sayılır, Türk Kurmay Subayların Gözüyle Çanakkale Savaşı, Salyangoz Yay., İstanbul, 2006

Caroline Finkel, Rüyadan İmparatorluğa Osmanlı: Osmanlı İmparatorluğu’nun Öyküsü 1300-

1923, Timaş Yay, İstanbul, 2012

Fahir Armaoğlu, 19. Yüzyıl Siyasi Tarihi (1789-1914), Timaş Yay., İstanbul, 2014

İlber Ortaylı, Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfuzu, Timaş Yayınları, İstanbul, 2012

Joseph Pomiankowski, Osmanlı İmparatorluğunun Çöküşü 1914-1918 I. Dünya Savaşı, Çev. Kemal Turan, Çanakkale, 2014

Klaus Wolf, Gelibolu 1915 Birinci Dünya Harbi’nde Alman-Türk Askeri İttifakı, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2014.

Liman von Sanders, Türkiye’de Beş Yıl, Çev. M. Şevki Yalman, Baha Matbaası, İstanbul, 1968

Rifat Uçarol, Siyasi Tarih (1789-2014), Der Yayınları, 2015, İstanbul


[1] Liman von Sanders, Türkiye’de Beş Yıl, Çev. M. Şevki Yalman, Baha Matbaası, İstanbul, 1968, s.28.

[2] Joseph Pomiankowski, Osmanlı İmparatorluğunun Çöküşü 1914-1918 I. Dünya Savaşı, Çev. Kemal Turan, Çanakkale, 2014, s.40.

[3] İlber Ortaylı, Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfuzu, Timaş Yayınları, İstanbul, 2012, s.33.

[4] Burhan Sayılır, Türk Kurmay Subayların Gözüyle Çanakkale Savaşı, Salyangoz Yay., İstanbul, 2006, S.18-21

[5] Fahir Armaoğlu, 19. Yüzyıl Siyasi Tarihi (1789-1914), Timaş Yay., İstanbul, 2014, s.580.

[6] Rifat Uçarol, Siyasi Tarih (1789-2014), Der Yayınları, 2015, İstanbul, s.530-540.

[7] Caroline Finkel, Rüyadan İmparatorluğa Osmanlı: Osmanlı İmparatorluğu’nun Öyküsü 1300-1923, Timaş Yay, İstanbul, 2012, s. 467-468.

[8] Sanders, a.g.e., s.14.

[9] Sanders, a.g.e., s.30-32.

[10] Sanders, a.g.e., s.31.

[11] Klaus Wolf, Gelibolu 1915 Birinci Dünya Harbi’nde Alman-Türk Askeri İttifakı, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul, 2014.

[12] Sanders, a.g.e.¸ s.69.

[13] BOA, HR.SYS.02105.00038.001

[14] Herman Lorey, Türk Sularında Deniz Hareketleri, Çev. Tekirdağlı H. Sami, Genel Kurmay Başkanlığı IX. Dz.Şubesi, İstanbul, 1936.

[15] Sanders, a.g.e., s.77.

[16] BOA, DH.KMS.00031.00030.001

[17] BOA, DH.KMS.00031.00030.002

[18] Sanders, a.g.y.

[19] BOA, DH.KMS.00031.00030.003

[20] BOA, DH.KMS.00031.00030.005

[21] BOA, DH.KMS.00031.00030.004

[22] Sanders, a.g.e., s.78.

[23] Sanders, a.g.y.

Ayrıca Kontrol Et

Düşman Hava Araçlarına Karşı Bir Savunma: Projektörler

Özet Projektörler, Çanakkale Cephesi’nde sahil savunması, mayın hatlarını düşman gemilerine karşı korumak, gece taarruzlarına engel …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir