
Bir varmış bir yokmuş.. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken pireler berber iken..
Günün birinde bir yiğit çıkmış yola. Daha 18’inde.. Ardında yari de yokmuş yavrusu da.. Atası demiş, git oğlum diye.. Düşman ana yurda saldırmış ya… Kuşanmış, yüreğine vatan sevgisini.. Belinde kütüklük, elinde mavzer.
Cephe, mahşer.. Top, gülle, kurşun.. Bir adam boyu değil siper. Öyle bir siper ki, mezarlık. Adam boyu kazsan, dedenin kemiği yoldaşın..
Gece gündüz, yemeden içmeden, uyumadan dinlenmeden yürümüş üstüne esaret celladının. Yürümüş, medeniyetin tek dişi kalmış canavarına.. Vuruşmuş.. Düşmüş, kalkmış; esir olmuş, esir almış..
Döken de olmuş dökülen de.. Kimi Afyonlu, kimi Yozgatlı.. Kimi Rumeli’den, Sivaslı kimi.. Kara yağızı da var, kimi güneş gibi sarı. Kimi okumuş, kimi lal gibi peltek.
Süpürmüşler düşmanı Anadolu’dan, bir daha ayak basmasın diye… Anadolu, benim öz yurdumdur diye..
Yerde kalan yiğitleri görmüş, yanında yere yığılan, kırpmadan kirpiklerini düşmana saldıran. Öylece kalan muharebe meydanında. Toplamış sonra onları, ceplerine bakmış, var mı bir sözü geride kalanlara diye. Defnetmiş onları gizlice, gece karanlığında… 3-5 de değil, 700 vatan evladını..
Defnetmiş defnetmesine de, ay ışığındaki fatihasıyla kalmış, bir taş bile koyamamış sınnına…
Evet… Kumkale Şehitlerinden bahsediyorum. 1915 yılında öz yurdumuzu düşman elinden alan kahraman yiğitlerimizden. Toprak altında kalan yüzlerce varan evladımızdan, atalarımızdan..
2019 yılında defnedildikleri yeri tespit ettiğimde, sevinememiştim bile, yılların verdiği mahcubiyet nedeniyle.. Onlara olan vefa borcumuzun nasıl yüz yıldan fazla sürmüş olduğunun utancıyla..
Çok oldu, söyledim de, yazdım da.. Resmi rapor olarak da yazdım, bilimsel makale olarak da.. “Kalıntılara baksan burada savaş bile olmamış” dediğini birinci ağızdan duyduğum çok kıymetli meslektaşlarımın lakırdılarını da işittim. Bilimsel olan çok değerli toplantılarda, “boşver 1915’i, antik kalıntılar hakkında tez yaptıralım” dediğini işittiğim, çok saygın meslektaşlarımı da duydum. Dahası illa bunu ben açıklamalıyım diyen bürokratları da..
Zaman geçer.. Kalan kalır.. Gelin artık, bu vefa borcumuzu ödeyelim.
Ben Tarih Profesörü Murat Karataş. Burdayım.
Çanakkale Harbi Çanakkale Muharebelerine dair…