25 Nisan 1915 Müttefik Amfibi Harekati

Akdeniz Seferi Kuvvetleri
Komutanı General Hamilton, yarımadanın güney bölgesinde bulunan Alçıtepe’nin
taktiksel açıdan bir kilit noktası olduğunu düşünmüştür. Çünkü Hamilton,
Alçıtepe’yi ele geçirdikten sonra Kilitbahir platosunu ele geçirmeyi ve boğazdaki
Türk topçusunu arkadan vurmayı planlamıştır. Bu amaçla Seddülbahir ve yakın
çevre kıyılarını çıkarma bölgesi olarak seçmiştir. Bu bağlamda tek hamlede
Alçıtepe’nin ele geçirilmesi, bu tepenin çevresinde donanma için bir gözetleme
şebekesinin kurulması, boğaz topçusuyla mücadele edilmesi, kara kuvvetleriyle
Kilitbahir platosuna geçilmesi ve Çanakkale’de kesin sonuca gidilmesi
düşünülmüştür. Bu plan doğrultusunda yarımadanın güneyine ilk önce 29’uncu
İngiliz Piyade Tümeni’nin çıkması ve hangi bölgelere çıkması gerektiği
saptanmıştır. Bu bölgeler: (S) Morto Koyu’ndaki Hisarlık burnu kıyıları, (V)
Ertuğrul Koyu ve Seddülbahir iskelesi, (W) Teke Koyu, (X) İkiz Koyu, (Y)
Zığındere ağzı ve kuzeyinde Sarıtepe yöresi olarak belirlenmiştir.

İtilaf Devletleri bölgede çıkarma
planı hazırlarken, Türk birliklerinden 9’uncu Tümen’e de bütün yarımada
güneyinin gözetleme, güvenlik ve savunma görevi verilmiştir. Buna göre 9’uncu
Tümen’in sorumluluk bölgesi Arıburnu kuzeyinde Azmekdere’den başlamış, Morto
Koyu’nun doğusunda Eskihisarlık sırtlarına kadar 35 km uzunluğunda geniş bir
bölgeyi kapsamıştır. Bölgenin baskın tarzında çıkarmaya elverişli birçok plajı
ve Kilitbahir platosu gibi önemli bir konuma sahip olması nedeniyle, bölgenin
tek bir tümen tarafından korunması pek de mümkün görünmemiştir.

Bölgede savunma ve gözetlemeden
sorumlu olan 9’uncu Tümen’in konuşu iki ayrı grup halinde düzenlenmiştir. Buna
göre; 27’nci Alay platonun kuzeyinde, büyük kısmıyla Eceabat çevresinde toplu
bulunmuş, bir kısmı da Azmakdere – Çamtepe arasında tertiplenmiştir. 26’ncı
Alay, Çamtepe’den Kerevizdere’ye kadar uzanan Seddülbahir bölgesindeki kıyılar
şeridine yerleşmiştir. 25’inci Alay ise ihtiyat olarak Sarafim Çiftliği’nde yer
almış, 9 ‘uncu Tümen’in karargâhı da Eceabat iskelesi yöresinde kurulmuştur.

Bütün bu hazırlıklardan sonra
sıra çıkarma hareketine gelmiştir. Beklenen çıkarma 25 Nisan 1915 tarihinde
saat 06.00’da Teke Koyu (W)’nda başlamıştır. Bir taburdan fazla olan İngiliz
kuvveti donanma ve ağır makineli tüfeklerin ateşleri ile karaya 100 m
yaklaşmıştır. Buranın savunmasından sorumlu olan 12’nci Türk Bölüğü ise önce
sessiz kalmış, düşman kıyıya sokulduğu sırada ise yoğun ve isabetli piyade
ateşleri ile taranmıştır. Ağır kayıplara uğrayan İngiliz Taburu, kumsalda
tutunamamış ve muharebe düzeni tamamen bozulmuştur. Bu harekât İngilizler için
acı bir sürpriz oluşturmuştur.

Ertuğrul Koyu (V)’ndaki çıkarma
ise iki ayrı düzende planlanmıştır. İlk olarak İrlanda Taburu’nun küçük deniz
araç grupları halinde taşınması ve koyun batı kısmına çıkarılması amaçlanmıştır.
Diğer taraftan River Clyde gemisine iki piyade tümeni ve bir istihkâm bölüğü yerleştirilmiştir.
Bu birliklerin Eskikale altındaki taşlık buruna baştan kara yapması, bir tür
yüzen iskele oluşturması planlanmıştır. Tarihteki “Truva Atı” efsanesinden
esinlenerek hazırlanan bu düzenlemeden İngilizler büyük başarı beklemiştir. Plana
bakıldığı zaman Ertuğrul Koyu’na bir anda üç piyade taburunun çıkması ve
Harapkale tepesi – Gürcübaba tepesi arasından ilerleyebileceği görülmüştür.
Böylece bölgedeki zayıf Türk direnişinin kolayca kırılması ve Seddülbahir
savunmasının ilk andan etkisiz hale getirilmesi düşünülmüştür. Titizlikle
hazırlanan bu plan karşısında ise Türk birliklerinden 10’uncu Bölük yer
almıştır. Saat 06.00’da filikalar ile River Clyde kömür gemisi Seddülbahir’e
yaklaşmaya başlamıştır. Kıyıya 400 m yaklaşan İngiliz araçları donanma, ağır
makineli tüfek ve toplar tarafından şiddetli ateşe başlamıştır. 10’uncu Türk
Bölüğü ise son ana kadar sabırlı ve bilinçli davranmış, kıyıya sokulan İngiliz
askerlerine tam zamanında isabetli ateşler yapmış ve etkisiz hale getirmiştir.
Bu isabetli atışlar sonucunda Türk birliği, İrlanda Taburu’nu etkisiz hale
getirmiş ve bozguna uğratmıştır. İrlanda Taburu’nun etkisiz hale geldiği
sıralarda River Clyde kömür gemisi de kale altına yaklaşmış ve yüzen bir iskele
oluşturmaya çalışmıştır. 10’uncu Bölük buraya da yetişmiş ve tam zamanında
başlattığı piyade ateşlerini kıyıya çıkmak üzere hazırlanan İngiliz askerlerine
yöneltmiştir. Üstün İngiliz kuvvetleri karşısında direnen 10’uncu Bölük,
saldırıyı etkisiz hale getirmiş ve harekât durdurulmuştur. Türk birliğinin
sergilediği savunma kuvveti sadece Ertuğrul koyundaki çıkarmayı etkisiz hale
getirmemiş, Seddülbahir bölgesindeki tüm çıkarma hareketlerinin de olumsuz
yönde etkilenmesine neden olmuştur.

İkizler Koyu (X) çıkarmasında ise,
İkiz koyu ve kuzeyindeki Sarıtepe’ye paralel çıkarmalar yapılması ve
Seddülbahir savunmasının kuşatılması amaçlanmıştır. Koya iki aşamalı çıkarma
yapılması planlanmıştır. Buna göre İngiliz Hassa Fuzuliye Taburu’nun yarısı
hücum dalgasında kullanılmış, diğer yarısı da kısa zaman aralığıyla bunu izlemiştir.
Fakat bu bölge Türk birlikleri tarafından zayıf gözetleme postalarıyla tutulmuş
ve 26’ncı Alay kıyılara yayılmıştır. Baskın tarzında tasarlanan çıkarma yoğun
ateş altında saat 06.00’ya doğru başlamıştır. 06.15’te ise iki bölüklük ilk
İngiliz hücum dalgası karaya ayak basmış ve dokuz kişilik Türk gözetleme
birliğinin ateşiyle karşılaşmıştır. Bu küçük birlik karşısında İngilizler
karaya kolayca çıkmayı başarmıştır. Buna rağmen Türk birliği, çekildiği
sırtlarda İngilizleri oyalamayı başarmıştır. Bu sırada İngiliz birliklerinin
ikinci kademesi de karaya yaklaşmaya başlamış ve saat 17.00’de karaya
çıkmıştır. Buna karşılık Zığındere’deki bölükten kaydırılan yarım takımlık Türk
birliği, İngiliz kuvvetlerini şaşkına çevirmiş ve oldukları yerde kalmalarını sağlamıştır.
Fakat İkiz koyu çıkarmasının güneye sarkan kısımları Teke Koyu mevziilerini
arkadan tehdit etmeye başlayınca, 3’üncü Tabur komutanı Teke Koyu’na görevlendirdiği
9’uncu Bölüğü buraya yönlendirmiştir. Bölük hızla Karacaoğlan tepesinin
kuzeydoğusundan İngiliz kanadına taarruz etmiş ve İngilizleri durdurmuştur.

Sarıtepe Altı Çıkarması (Y), Türk
birlikleri için büyük bir tehlike oluşturmuştur. Çünkü bu çıkarma Seddülbahir
bölgesinin gerilerini savunan Türk birliklerini tehdit etmiş ve buranın boş
bırakılması nedeniyle tehlike oluşturmuştur. General Hamilton ise, bu bölgeyi
taktiksel açıdan uygun bulmuş ve bu bölgedeki çıkarma ile sonuca gidileceğini
ummuştur. Yapılan plana göre çıkarma, muharebe gemisi ve kruvazör desteği ile
baskın tarzında saat 04.30’da yapılmıştır. Hiçbir direnişle karşılaşmayan İngiliz
tugayı, saat 06.45’te egemen sırtlar çizgisine yerleşmiştir. İngiliz tugayı,
Türk savunmasının arkasına düşmüş olsa da bu fırsatı değerlendirememiş ve kıyı
başında hareketsiz kalmıştır. Bu durumun sebebine baktığımızda İngiliz
tugayının vaat edilen takviyeyi beklemesi, ileri harekât için emir almaması,
güneydeki muharebelerin nasıl cereyan ettiği hakkında bilgi verilmemiş olduğu
anlaşılmıştır. Eğer İngiliz tugayı beklemeden Kirte doğrultusunda ilerlemiş
olsaydı, karşısında büyük bir direniş görmeyecekti. Çünkü çıkarma haberini
ancak saat 09.30’da alabilen Kirte’deki 26’ncı Alay komutanın elinde ihtiyat
olarak bir bölükten fazla bir kuvvet kalmamıştır. Böylece Türk savunmasını
sarsarak Seddülbahir’e çıkarma yapan tümenle koordineli bir harekât yaparak Alçıtepe’ye
ulaşabilecekti. İngiliz tugayının değerlendiremediği bu fırsat karşısında, saat
09.45’te Türk birliği Zığındere sırtlarına hızla ilerlemiş ve 26’ncı Alay son
kozunu oynamıştır. Buna göre tümen ihtiyatının yetiştirilmesine zaman kazanılmış,
Kirte güneyindeki iki bataryaya Sarıtepe altına çıkan İngiliz tugayı hedef
gösterilmiştir.

Eski Hisarlık Çıkarması (S)
İngilizler için son derece önemli bir bölgeyi teşkil etmiştir. Çünkü Morto
koyunu kontrol altında tutan Seddülbahir savunmasının yan gerilerini tehdit etmesi
ve Türk ihtiyatlarının kanatlara dağılmasını engellemesi açısından son derece
önemli olmuştur. Buranın ele geçirilmesi ile boğaz topçusunun Rumeli kanadının
baskı altında tutulması amaçlanmıştır. Türk birliği ise bu bölgenin savunulmasına
ağır silahtan yoksun bir takım koymuştur. Bu takım, kuvvet çoğunluğuyla sırtın
Morto koyuna bakan batı kesiminde tertiplenmiştir. Sırtın kayalık olan doğu
kesimine ise gözcüler yerleştirilmiştir. Fakat geniş Morto kıyıları bir takımla
kontrol edilemeyeceği için koyun merkez kesimleri Seddülbahir’deki 3’üncü
Tabur’dan ayrılan diğer bir takımla tutulmuştur. Çıkarma saat 04.30’da İngiliz
deniz topçusunun ateşleriyle başlamıştır. Refakat gemilerinin yakın mesafeden
yaptığı yoğun ateşler, Eski Hisarlık sırtındaki Türk mevziilerini dövmüş ve
daha uzaktaki iki muharebe gemisinin bataryaları da bu bombardımana etkili bir
şekilde katılmıştır. Türk birlikleri ise bu bombardıman karşısında, top
mermilerinin açtığı huni denilen çukurluklara atlayarak direnişini sürdürmeyi
başarmıştır. 24 filikadan oluşan çıkarma birliği ikiye ayrılmış, biri doğuya
diğeri de Morto koyuna bakan kıyıya yönelmiştir. Filikalar kıyı şeridine
geldiği sırada ise Türk birlikleri hep birden ateşe başlamış ve İngilizleri
perişan etmiştir. Kıyılara sığınan İngiliz birlikleri, donanma ateşinin
desteğinden yararlanarak yeni bir atak yapmak istemişse de, 30-40 kişilik bir
savunma kuvveti karşısında ilerleyememişlerdir. Diğer taraftan Eski Hisarlık’ın
boğaza bakan sırtlarına sarkan altı filikalık İngiliz birliği, üç kişilik bir
postayla gözetlenen kayalık kesime kolayca çıkmış ve Türk takımının gerisine
sarkmaya başlamıştır. Bu durumu fark eden takım komutanı ise birliğini derhal
daha gerideki sırtlara çekmiştir. Böylece hem Tenger’deki müstahkem mevkii obüs
grubunu hem de Seddülbahir-Kirte ikmal yolunu tehlikeden korumuştur. Bölgede
zaman kazanan Türk takımı, Kirte’den sevk edilen 8’inci Bölük’ün bu kritik
bölgeye yetişmesini sağlamıştır. Aynı zamanda bölgeye gelen bazı jandarma
gruplarıyla bir buçuktan ibaret bir bölük toplanmış ve kendilerinden kat kat
üstün olan düşman kuvvetlerini Eski Hisarlık harabelerinde sıkıştırmışlardır.
Bu taarruz ancak donanmanın yoğun ateşiyle durdurulmuş ve İngiliz taburu bölgede
tutunmayı başarmıştır.

General Hamilton’un Alçıtepe’yi
ele geçirmek için Seddülbahir’e yaptığı çıkarma, Çanakkale Cephesi’ne yönelen
bütün amfibi hareketlerin ağırlık merkezini oluşturmuştur. Alçıtepe’yi bir
günde ele geçirebileceğini düşünen düşman kuvvetleri, beklemedikleri bir
direnişle karşılaşmış ve çıkabildikleri kıyılarda durmak zorunda kalmıştır.
Takviyeli 29’uncu İngiliz Tümeni’nin beş farklı çıkarma yerine karşılık, Türk
birliklerinden sadece 26’ncı Alay’ın 3’üncü Tabur’u ve ihtiyat 2’nci Tabur’u
ile karşı konulmuştur. İlerleyen saatlerde kullanılabilen Sarafim
Çiftliği’ndeki 25’inci Alay’ın bir taburu ise, Sarıtepe altına çıkarılan
İngiliz Taburu’nu etkisiz hale getirmiştir. General Hamilton’un planı suya
düşmüş ve Çanakkale Muharebeleri süresince de gerçekleşme olağanı bulamamıştır.

KAYNAKÇA

T.C. Genelkurmay Başkanlığı,
Birinci Dünya Harbinde Türk Harbi Çanakkale Cephesi, 1-2-3. Ciltlerin
Özetlenmiş Hali, Ankara, 1997.

Ayrıca Kontrol Et

U21’in İkinci Avı!

Hazırlayan: Göktuğ KÜÇÜKÇOBAN Triumph zırhlısının batması komutan Hersing ve mürettebatının moralini o kadar yükseltmişti ki, …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir