Pazar , Ağustos 9 2020

Bir Şehit Evladı


            Evde kaldığımız ve okuma-yazma çerçevesinde daha sık mesai harcayabildiğimiz bu günlerde, Devlet Arşivleri Başkanlığı veritabanı içerisinde bulduğum bir evrak hayli dikkatimi çekti.  Geçirdiğimiz sıkıntılı dönemler içerisinde, her türlü eğitim kurumunun bir şekilde uzaktan eğitim yolu ile eğitime devam etmesi, Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK’ün de bu günlerin tatil için olmadığını ısrarla belirtmesi üzerine eğitim-öğretimin zor günlerde değerinin anlaşıldığı görüyorum. Çanakkale Savaşları’nın devam ettiği günlerde de eğitime ne kadar önem verildiğini, bahsettiğim belge ile örneklemek isterim.

            13’üncü Alay 1’inci Tabur 4’üncü Bölük personeli olan ve Balkan Savaşları’ndan beri askerliğe devam eden Mehmet, Rûmi 19 Nisan 1331 (Miladi 2 Mayıs 1915)’de Arıburnu’nda şehit olmuştur. 1-2 Mayıs 1915’te Arıburnu’nda yaşanan muharebeler, Türk kuvvetlerinin Anzak kuvvetlerini bölgeye yerleşmeden söküp atma planı üzerine gerçekleşen taarruzlardır. Anzak kuvvetlerinin sürekli olarak takviye alması ve makineli tüfek kullanımının Türk tarafına nazaran olağanüstü seviyede olmasından dolayı taarruz istenen hedefe ulaşamamıştır [1].  Mehmet de bu muharebede şehit olmuştur. Mehmet’in geride bıraktığı bir oğlu bir de eşi vardır. Oğlunun zor dönemlere rağmen eğitime devam etmesi gerekmektedir.

Nazır Hazretlerine Mecbur Kaldım…

            Şehit Mehmet’in oğlu Hüseyin, Rûmi 1317 (Miladi 1901) doğumludur. Küçükken geçirdiği çocuk felci hastalığından dolayı sağ ayağı normalden kısa olmakla beraber vücudunun sağ tarafı gerektiği gibi çalışmamaktadır. Hem yoksul bir şehit oğludur hem de engellidir, yine de kaderin karşısına çıkardığı zorluklar bunlarla sınırlı kalmayacaktır.

            Önce oturdukları semtteki devlet okuluna, belgede sözü geçtiği şekilde Maarif Nezareti’ne merbut mektebe gitmek ister. Annesi oğlunu bu okula kaydettiremez, engelli olduğu için Darülaceze’ye kayıt yapılmasını önerip geri yollarlar.

            Darülaceze’ye gittiklerinde, kuruma kayıt ve kabul için gerekli şartların karşılanmadığını öğrenirler [2].  Hüseyin’in annesi, Maarif Nezareti’ne (günümüzdeki haliyle Milli Eğitim Bakanlığı’na) yazdığı mektupta çaresiz kaldığını şu sözlerle aktarıyor; “Muhtaç bir halde kalmış olan bir şehit hanımı ve mahdumunun nur-u maariften mahrum ve naçar ve cahil bırakılmaması için Nazır Hazretleri’ne mecbur kaldım.”

            Çaresizliğine rağmen yine de umudunu kesmeden devlete başvuran anne mektubunu; “Oğlumun nur-u maariften mahrum kalmamak üzere size itasını arz ve istirham eylerim.” sözleriyle tamamlıyor. Kısaca, şehit kocasının emaneti olan oğlunu, gözünü kırpmadan devlete emanet edebiliyor. Ailenin başvurusu sonrasında birkaç resmi yazışma gerçekleşiyor ve neticesinde Şehit Mehmet oğlu Hüseyin’in, evlad-ı şühedaya tahsisli(şehit çocuklarına özel) Darüleytam’a kayıt ve kabulü Maarif Nezareti tarafından uygun bulunuyor [3]. Eytam, yetim kelimesinin çoğul halidir dolayısıyla dāru’l-eytām yetimhane anlamına gelir. Şehit evlatları için tahsis edilen Darüleytam’da Hüseyin eğitimine başlıyor.

            Çanakkale Savaşları esnasında askerler cephede savaşırken, insanlar da cephe gerisinde sıkıntılar çektiler. Bunca sıkıntıya rağmen hiç kimse eğitimden vazgeçmedi. Nice anneler nice babalar evlatlarının eğitimleri için kapı kapı dolaştılar. Dünyanın geçtiği bu zor dönemlerde eğitim için kapı kapı dolaşmamıza gerek yok. Her türlü eğitime çevrimiçi ulaşabiliyoruz. Sizler de eğitimden vazgeçmeyin, sağlıcakla kalın.

Harp Mecmuası’nda yayınlanan fotoğrafın açıklamasında “Beş yaşında bir Kahramanzâde, şehit babasının intikamını almak için Başkumandanvekili’nden cephe-i harplerde istihdamını rica ediyor” yazmaktadır. Kaynak: Harp Mecmuası, Sayı 19, Yıl 2, Mayıs 1333 (Miladi Mayıs 1917), s. 299.
[1] – Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale Cephesi, V. Cilt, III. Kitap, s. 17

[2] – Bu şartların neler olduğu evrakta geçmemektedir. Tahmine göre annesi hayatta ve yaşı genç olduğu için kabul edilmemiş olma ihtimali vardır.

[3] – Bahsedilen ifadeler belgenin birebir transkripsiyonu değildir. Ekte sunulan; Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi, Maarif Nezareti, Mektubi Kalemi, No:1212/92 H/21.12.1333 künyeli belgenin, MF_MKT__01212_00092_001_001, MF_MKT__01212_00092_002_001, MF_MKT__01212_00092_003_001 ve MF_MKT__01212_00092_004_001 numaraları sayfalarının derleme ve özetidir.


Ayrıca Kontrol Et

SON POSTAL İZİ!

            105 yıl önce 3 Haziran 1915’te Çanakkale’de yaşadıkları hayal kırıklıklarından kurtulmak isteyen İtilaf Devletleri’nin …

1 Yorum

  1. Nerede ve nasıl olursa olsun eğitim şart emeğine yüreğine kalemine sağlık yeğenim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir